Şükrü Gülesin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şükrü Gülesin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2012 Salı

Ruhun Şad Olsun Efsane Şükrü Gülesin

Beşiktaş tarihinin en güzel efsanelerinden Şükrü Gülesin'in, aramızdan ayrılışının 35. senesi. 1940 senesinden, 1950'ye kadar 1 sene hariç aralıksız Beşiktaş formasını giyen, korner olduğu zaman rakiplere "eyvah gol geliyor" dedirten, ilk Türk oyuncu olarak İtalya'ya giden, İtalyanlar'ın da gönlünde taht kuran, Lazio kulüp binasının girişindeki onur listesinde adı yazılı olan, Beşiktaş'ta yöneticilik yapan, milli takım komitesinde çalışan, spor yazarlığı yaptığı dönemde herkesin sevgilisi olan bir efsane. Canlı izleyemediğim, göremediğim için hayıflandığım isimlerden.

Efsaneyi kendi kaleminden satırlar ile anmak en güzeli. Ruhu şad olsun büyük Beşiktaşlı'nın.

" Galatasaray'daki Beşiktaşlı
Bir uğultu yükseldi dükkandan… Sis halini alan sigara dumanı tabakasının örttüğü bir boşluktan, birer, ikişer insanlar üzerime doğru geliyor ve kimi elimi sıkıyor, “hoş geldin” diyor, kimi boynuma sarılıyordu.

Yanaklarımın ıslandığını hissediyordum. Sonra da ben koy verdim kendimi ve kaç dakikadır hapsettiğim gözyaşlarımı bırakıverdim. Bu benim, unutulduğumu sandığım çevreye bir veda işaretiyle geride bıraktığım dost insanlara dönüşümdü.

Sonra her şey bir çorap söküğü gibi gitti. Önüme kim çıksa, “Beşiktaşlı Şükrü” diye boynuma sarılıyor, tanıyanlar, tanımayanlara “Bak, Beşiktaşlı Şükrü Gülesin” diye beni gösteriyorlardı. Hoş bu kimlik İtalya’da oynadığım 4 yıl boyunca da hatırlanmıştı. Lazio’daki, Palermo’daki takım arkadaşlarım da beni öyle çağırırlardı: “Beşiktaşlı Şükrü Gülesin”. .. Sadece kendimi değil, Beşiktaş’ı da götürmüştüm İtalya’ya. Bu, artık benim için nüfus kağıdı gibi, lisans gibi geçerli bir şey olmuştu. Hatırlayacaksınız, bir aralık Türkiye’ye dönmüştüm. Beşiktaş’ta oynamak istedim, talihsizlik oldu, Galatasaray’a gittim. Bir maça çıktım. Sarı-kırmızılı forma, – kimse alınmasın, kimse gücenmesin- omuzlarıma, sırtıma batıyordu sanki.

Bir gün Hasnun Galip Sokağı’ndaki Galatasaray lokalinde oturuyordum. Telefon çaldı, benden başka kimse yoktu. Açtım. Bir erkek sesi: “Beşiktaşlı Şükrü Gülesin’i istiyorum.” diyordu. Kimdi, ne istiyordu, bilmiyordum. Ama adama: “Beşiktaşlı Şükrü Gülesin burada yok” dediğimi hatırlıyorum. Onun aradığı Şükrü, Çırağan Sarayı’nın ahşap tribünlerinde kalmıştı. Daha fazla dayanamadım ve İtalya’’ya döndüm. Bu defa İtalya’ya iş yapmak, ticaret yapmak için gidiyordum." (25/10/1965)

Not: Milliyet arşivinden yararlanılmıştır.

10 Temmuz 2011 Pazar

Ruhun Şad Olsun Kornerlerin Kralı

Kara Temmuz'un bizden aldıklarından Şükrü Gülesin. 1940 senesinden 1950'ye kadar (1 sezon hariç) Beşiktaş formasını giyen güzel efsanelerimizden.


9 sene boyunca Beşiktaş'la birçok kupa kazanan Gülesin'in en çok kornerden attığı goller meşhurmuş. Bu golleri sayesinde de adını Avrupa'da duyurmuş ve Beşiktaş'la geçirdiği 9 seneden sonra İtalya'da Lazio'ya transferi gerçekleşmiş. Bu transfer ile İtalya'ya giden ilk Türk futbolcusu olma ünvanını da kazanmıştır. O dönem ki teknik adamla anlaşamadığı için Palermo'ya kiralanan Gülesin, 28 maçta 13 gol atarak takımının en golcü 2.oyuncusu olmuş. (Takımın en golcü oyuncusu 15 golle Dante Di Maso) Palermo'daki bu başarısı sonrasında Lazio, Gülesin'i kadroda tutmuştur. O sene de 29 maçta 16 gol atma başarısı göstermiş ve bir sonraki sene tekrar Palermo'ya kiralanmış, burada da 22 maçta 7 gol atarak İtalya macerasını tamamlamış.
Türkiye'ye döndükten sonra bir süre Galatasaray forması giymiştir. O dönemleri şöyle açıklamıştır: " Sarı-Kırmızı forma -kimse alınmasın, gücenmesin ama- sırtıma batıyordu sanki."

Futbolu bıraktıktan sonra bir süre Beşiktaş'ta yöneticilik yapan, spor yazarlığı ile de uğraşan Gülesin, Milli Takım Teknik Komitesi'ne seçilmiştir. 10 Temmuz 1977'de kalp krizi yüzünden aramızdan ayrıldığında sadece 55 yaşındaydı Şükrü Gülesin.


Lazio'da kulüp binasının girişinde onur listesinde ismi yazılı olan, Palermolu taraftarların onca seneye rağmen forumlarında ismini ve fotoğrafını kullandığı bir efsane.

Ruhun şad olsun "Kornerlerin Kralı"

"Şükrü Gülesin kornerden direk kaleye attığı 33 gol ile Dünya Kornerler Kralı olmuştu.B rezilyalı rakibi ise ancak 32 gol attığından, rekorlar kitabına Şükrü Gülesin geçmişti. Ben, Şükrü ağabeyinin liglerdeki 33 korner golünden dördünü izledim. Birkaç futbolcunun ise birer golünü görmüştüm. Gençlerbirliği'nden Zeynel, Dünya Karması'nda ilk oynayan futbolcumuz İsa gibi... İşin hoş tarafı Şükrü Gülesin bu gollerinden birkaçını Fenerbahçeli Cihat Arman'a atmıştı. Cihat, üç direk arasındaki en iyi kaleci idi. Hiç unutmam İnönü Stadı'nda benim önümdeki kornerden deniz tarafındaki kaleye Şükrü ağabey atış yapmış. Uzak direk dibindeki Cihat Arman, biraz çıkar çıkmaz golü yemişti. Şükrü Gülesin böyle bir golü gene Cihat Arman'a attı. Başbakanlık Kupası'nda, Şükrü korner çekiyor. Uzak direğe giden toplara, Kaptan Baba Hakkı fırlar, kafaya çıkardı. Hakkı Yeten, pozisyonu kaçırmak istemiyor. Fırlıyor, sıçrıyor, topa kafa vuramıyor. Çünkü top içeri girmiştir. Baba Hakkı kafasını direğe çarpmıştır.Ş ükrü Gülesin kornerden attığı golün sevinci ile kaptanını kucaklamaya gittiğinde, sert bir sesle aldığı yanıt şudur; "Şu golleri doğru dürüst at oğlum, beni sakatlayacaksın..."

10 Temmuz 2009 Cuma

Şükrü Gülesin


Kornerlerin Kralı " Şükrü Gülesin "...

İzleme fırsatımız olmadı O'nu da. Ve şu dönem ile kıyaslayınca sanırım o zamanlarda ki gibi oyuncular hiç olmayacak. Baba Hakkı, Voleci Şeref, Recep Adanır...Nicesi... Şimdilerde eskiyi andığımızda nasıl çekip gittiklerini, nasıl parayı tercih ettiklerini konuşuyoruz. Endüstri işin içine girdi gireli bayrak adamlar birer birer yok oldu.

Şükrü Gülesin'in ruhu şad olsun.

" Romanya ile Milli maç oynadık.Maçtan sonra kebapçı Sait'in otosu ile yurda dönüyoruz. Şipka dağında bir sise yakalandık. 5 km süratla saatlerce dağı aşamadık. Dağ bitti. Gece Zagora'ya geldik. Kendimizi bir otele attık. Bİr odada ben ve kebapçı Sait iki kişilik bir yatakta yatıyoruz. Aynı oda da Şükrü Ağabey tek yatakta... Sabah karşı gir gürültü ile uyandım. Baktım yerdeyim. Öbür tarafta Sait yerde yatıyor... Şükrü ağabey tekmelerine yerde devam etmek istiyor. Gür sesi ile bağırıyordu; "Bir notadan horlayın ulan...Şaşırıyorum.Uyuyamadım!..."

" Şükrü Gülesin kornerden direk kaleye attığı 33 gol ile Dünya Kornerler Kralı olmuştu.B rezilyalı rakibi ise ancak 32 gol attığından, rekorlar kitabına Şükrü Gülesin geçmişti. Ben, Şükrü ağabeyinin liglerdeki 33 korner golünden dördünü izledim. Birkaç futbolcunun ise birer golünü görmüştüm. Gençlerbirliği'nden Zeynel, Dünya Karması'nda ilk oynayan futbolcumuz İsa gibi... İşin hoş tarafı Şükrü Gülesin bu gollerinden birkaçını Fenerbahçeli Cihat Arman'a atmıştı. Cihat, üç direk arasındaki en iyi kaleci idi. Hiç unutmam İnönü Stadı'nda benim önümdeki kornerden deniz tarafındaki kaleye Şükrü ağabey atış yapmış. Uzak direk dibindeki Cihat Arman, biraz çıkar çıkmaz golü yemişti. Şükrü Gülesin böyle bir golü gene Cihat Arman'a attı. Başbakanlık Kupası'nda, Şükrü korner çekiyor. Uzak direğe giden toplara, Kaptan Baba Hakkı fırlar, kafaya çıkardı. Hakkı Yeten, pozisyonu kaçırmak istemiyor. Fırlıyor, sıçrıyor, topa kafa vuramıyor. Çünkü top içeri girmiştir. Baba Hakkı kafasını direğe çarpmıştır.Ş ükrü Gülesin kornerden attığı golün sevinci ile kaptanını kucaklamaya gittiğinde, sert bir sesle aldığı yanıt şudur; "Şu golleri doğru dürüst at oğlum, beni sakatlayacaksın..."