Vedat Okyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vedat Okyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2014 Pazar

Ters Köşelerin Penaltıcısı Vedat Okyar

13 Ekim 1968'de Kara Kartal'ın o yıllardaki penaltıcılarından Vedat Okyar, ligdeki ilk penaltı golünü yeni geldiği Bursaspor'a 2-2 biten maçta atıyordu.

Arkaya doğru yatarak penaltı atma stiline sahip olan Vedat, kullandığı ceza vuruşlarının büyük bölümünde kalecileri ters köşeye yatırıyordu. 

Teknik bir orta saha oyuncusu olan Vedat Okyar, 1968-1975 yılları arasında 7 sezon Siyah-Beyaz formayı başarıyla taşıyordu. Bu sürede 253 maç oynayan Okyar, 21 gol atıyordu. Beşiktaş'ta olduğu sürede 1 Türkiye Kupası, 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası, uzatmalarda Bursaspor'u 3-2 yendiğimiz ve kendisinin de yine bir penaltı golü attığı finalde 1 Başbakanlık Kupası ve 3 TSYD Kupası şampiyonluğu görüyordu.

Kaynak: 2008 Beşiktaş Takvimi

Bu bilgilerin sonunda "Vedat Okyar, hayatına spor yorumcusu olarak devam ediyor." yazıyordu. Keşke hayatta olsaydı da devam etseydi güzel yorumlarına. Önder Özen'e sahip çıkar, "bu güzel, dürüst, çalışkan delikanlıyı" destekleyelim derdi. 

Ruhun şad olsun Vedat Kaptan. Yokluğun hissedilmeyecek gibi değil.

20 Temmuz 2012 Cuma

Ruhun Şad Olsun Vedat Okyar

İzleyemediğimiz için hayıflandığımız isimlerden birisi olan sevgili Vedat Okyar'n aramızdan ayrılışının 3. senesi. Tek tesellimiz, onu sahalarda Beşiktaş forması ile göremesek de sonrasında Beşiktaş'ı nasıl sevdiğine şahit olduk senelerce.


Güzel hikayelerinden biriyle yad edelim Kaptan'ı.

1980 Aralık'ında Milliyet Gazetesi'ni ziyarete gitmiş Vedat Kaptan. Spor servisindekilerle arasında geçen sohbeti de ertesi günkü gazeteye aktarmış Şansal Büyüka.

-          Hayırlı olsun Vedat.
-          Bir şey yok abi…
-          Nasıl yok? Beşiktaş’a menajer olmuşsun.
-          Hayır, hayır… Sadece futbolculara ağabeylik yapacağım, onlara yardımcı olacağım.
-          Ne zamandır istiyorlardı seni?
-          Evet, geldiler, konuştular. Kendilerini kıramadım.
-          Ee, ne de olsa Beşiktaş hastalığı var…
-          Öyle abi…
-          Ama maçlarda pek gözükmüyordun.
-          İster inanın, ister inanmayın. Son 5 yıldır iyi bir basketbol seyircisi oldum. Hem de ikinci lig maçlarına bile gidiyorum.
-          O da nereden çıktı?
-          Bizim basketçiler alıştırdı, bir daha kopamadım.
-          Ama futbol takımında işin zor…
-          Bizim çocuklar iyidir. O zorlukları birer birer aşarız.
-          Herhalde bu işi amatörce yapacaksın?
-          Elbette… Bir lira para almayacağım. Sahaya girmeyeceğim. Teknik işlerle uzaktan, yakından ilgim yok. Sadece futbolcu kardeşlerime yardımcı olacağım.
-          Miliç de yakın arkadaşın…
-          Evet… Zaten bizim çocuklar da Miliç’i çok seviyor. “ Böyle hocayla çalışmadık” diyorlar.
-          Herhalde futbolcuların saha dışı davranışları seni daha çok ilgilendirecek.
-          Öyle olacak… Hepsi ile konuştum. Eğlenirsek, birlikte eğleneceğiz. Beşiktaşlı futbolcu, bir Beşiktaşlı futbolcuya yakışır şekilde eğlenecek. Kaliteli yerlere gidecek. Bir Beşiktaşlı futbolcuya yakışır şekilde yaşayacak.
-          Umutlusun…
-          Tabi… Bizim çocukların hepsi iyidir. Söz de verdiler. Sezonu yeni açıyormuş gibi işe başlayacaklarını söylediler.
-          Hayırlı olsun Vedat. İnşallah Beşiktaş özlediği günlere en kısa sürede ulaşır.
-          İnşallah… Bizim de istediğimiz bu zaten.
 (12/12/1980)

Güzel kere güzel insan Vedat Okyar'ın ruhu şad olsun.


Not: Milliyet arşivinden yararlanılmıştır.

19 Temmuz 2011 Salı

Özledik Güzel İnsan

Çirkin, kara Temmuz'un bizden aldıklarından Vedat Okyar da. Beşiktaş'a dair hissettiğim en büyük acılardan biridir Vedat Okyar'ın vefatı.

Günümüzde dönen çirkin, pis sohbetleri, ilişkileri düşününce en çok ihtiyaç duyulan güzel insan modelidir. Benim akrabalarım Beşiktaş taraftarı diyecek kadar samimi, üzerimde Beşiktaş forması varken nasıl yalan söyleyeyim diyecek kadar dürüsttür, Beşiktaşlı'dır.

Sağlığı ile ile ilgili kötü haberleri aldığımızda, günlerce iyi haberin gelmesini bekledik. Futbolculuğu dönemince şampiyonluk yaşamamış olan "güzel insan"ı, hazin bir Temmuz bizden kopardığında tek tesellimiz çifte kupaya şahitlik etmiş olmasıydı. Çok mutlu olmuştu, o mutluluğu da bizleri mutlu etmeye yetmişti.

"Beni moral olarak ayakta tutan en büyük şeylerden biri. Şampiyonluk görüntülerini televizyondan izledim. İlaç gibi geldi. Beşiktaş; Fenerbahçe’yi yenip Türkiye Kupası’nı, Galatasaray’ı yenip Süper Lig Şampiyonluğu’nu kazandı. Daha ne olsun. Lig tarihinde kazanılan birçok eğri büğrü şampiyonluk var. Ama Beşiktaş ikinci yarıdan itibaren bunu hak etti. Çok yakıştı Beşiktaş’a...”

Tribünlerin "Bugün dost yaralanmış, yine gönlüm hoş değil" diye seslenmesi de Vedat Kaptan'ın ders niteliğinde sözler söylemesine sebep olmuştu:

"Pankartı görünce çok duygulandım. Zaten oğlum da bunu söylemek için hemen telefon etti. Beşiktaş’ta forma giyen futbolcuların hepsinin bu vefayı anlamaları lazım. Her zaman söylerim; benim en yakın akrabalarım Beşiktaş taraftarlarıdır, öz akrabalarım değil... Camiamızdan da birçok kişi sürekli halimi, hatırımı, sağlığımı soruyor. Mustafa da üç günde bir telefon açıyor bana. Hepsine çok teşekkür ediyorum.”

Yerin dolacak gibi değil Vedat Kaptan...


20 Temmuz 2009 Pazartesi

Hoşçakal Kaptan


Temmuz şartlanmış, kapıda bekliyor her sene sinsice. Alıp gidiyor çok sevdiğimizi. Bu sefer Kaptan'ı götürdü. Güzel Beşiktaşlılar'dan biri daha aramızdan ayrıldı.

Seni izleme fırsatını elde edemedik; ancak bilme fırsatı da çok güzeldi.

Kaptan kere Kaptan...Büyük Beşiktaşlı...Tek tesellimiz son defa şampiyonluğu görmüş olman.

Çok özleyeceğiz, ruhun şad olsun, ordaki tüm Siyah-Beyaz'a selam et.

10 Temmuz 2009 Cuma

Asla Pes Etme!


Kaptan pes etme, lütfen pes etme...

Senden kötü haberler geliyor, iyiye çevir alayını.

Temmuz, bizden çok can aldın. Bu sefer yapma.

Lütfen...