son barikat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
son barikat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2010 Cumartesi

Allen Iverson Beşiktaşımız'da

NBA'de 4 kez sayı kralı olan, kariyer ortalaması 26 sayının üstünde olan The Answer artık kulübümüzün sporucusu. Tüm dünyada yankı uyandıran böylesine büyük bir transferi gerçekleştirmek çok büyük bir başarı.

Sol omzunun başındaki dövmede yazan 'Only The Strong Survive' cümlesi, Iverson'un adeta hayatını özetliyor. Iverson'ın da acıklı bir hayat hikayesi, sorunlu bir aile yaşantısı ve yaşadığı güçlükler var. Lise yıllarında ırkçı bir grupla çıkan kavga sonucu 4,5 ay hapiste kalan Iverson'a, özellikle hapisteyken sağ koluna yaptırdığı panter dövmesi nedeniyle, ABD'nin dindar ve ırkçı kesimi oynadığı çoğu maçta tepki göstermiştir. Iverson'ın cevabı ise hiç durmadan sayı atmak olmuştur.

Maddi imkansızlıklar nedeniyle öğrenimini yarıda kesen Iverson, NBA tarihinin gelmiş geçmiş en iyi draftı olarak gösterilen 1996 seçmelerinde birinci sırada seçilerek Philadelphia 76ers formasını giymeye başlamıştır. 1997'de Yılın Çaylağı seçilen Iverson, 2001 yılında ise dünyanın en iyi basketbolcusu ödülüne layık görülmüştür. 4 kez NBA sayı kralı olan, 11 kez NBA All-Star maçına davet edilen Iverson, artık kariyerine kulübümüzle devam edecek.

Bizleri çok sevindiren bu transfer aynı zamanda kafamızda bazı soruların uyanmadına da yol açmıştır.

Adına Cola Turka ekleyerek mücadele eden basketbol takımımızda daha geçen seneye kadar oyuncular paralarının ödenmediği için antremanlara çıkmıyor, takım kaptanı hukuki yollara başvurmayı ima ediyordu. Buna yöneticilerin cevabı ise 'kulaklarını çekeceğiz' oluyordu. Şimdi ise 4 milyon dolarlık bir transfer yapılıyor. Geçen seneden bu seneye neler değişti, bilemeyiz. Ancak bu rakam her şeyden önce 'Cola Turka' adının gereksiz olduğunu gösterir. Dünyada adına reklam almadan başarıdan başarıya koşan kulüpler varken, Iverson'ı transfer edecek güçte olan kulübümüzün adının böyle reklamlarla kirletilmesine bir son vermenin zamanı geldi de geçiyor. Ayrıca madem 4 milyon dolarlık bir basketbol transferi yapılabiliyor, o zaman neden 5-6 ay önce medyaya malzeme verecek kadar kötü bir anlayışla oyuncuların parası ödenmiyordu? Bunu gerçekten merak ediyoruz. Hentbol şubesinin mali sorunları da 4 milyon doların çeyreğinin çok daha altında bir miktarla çözülebilirdi. Yöneticilerimizin bir kez daha bu konular üzerine yoğunlaşmasını talep ediyoruz.

Bu transferle birlikte basketbol şubesi ve diğer amatör branşlara üvey evlat muamelesi reva gören yönetim anlayışının son bulmasını umuyoruz.

Iverson'ı Beşiktaş'a kazandıranlara teşekkürler...

SonBarikat

9 Şubat 2010 Salı

Kırmızı Çizgi'nin Yüzü Kızarmayanları

Hıncal Uluç malumunuz. Sinek pisliğinden bile anlar. Her konuda ülkenin kanaat önderi...


Ntvspor’daki Kırmızı Çizgi programında meydanı yine boş bulmuş, hepimizi aydınlatmış: “Beşiktaşlı futbolcu, maç içinde başkanını protesto eden taraftarı için neden güzel futbol oynamaya çalışsın?”mış...

Böyle taraftarlık olur mu?”ymuş...

Karşısında da bir emme basma tulumba; Mehmet Arslan diye ukala bir “çok haklısın Hıncal abi”ci yağdanlık. Kendisinin çapsızlığını anlamak için programı 5 dakika izlemek yeterli.

Plaza konforuyla maç izleyince bu adamcıklar gibi olunuyor galiba, demek de mümkün...

Ancak biz işin bu kadar basit olmadığını düşünenlerdeniz.

Sahibinin sesi gazeteciler çoktur alemde. Sahibinin eşi dostu ise kulüp başkanı, yöneticisi, “ileri geleni”dir genelde. Hatır gönül ilişkileri “business” ile birleştiğinde ısmarlama haberler, yorumlar, yazılar doldurur bunların kağıt israfı gazetelerini ve akıllara zarar televizyonlarını.

Yoksa insanın ayakları yere bu kadar mı basmaz? Bu kadar mı taraftarın gündeminden ve hissiyatından uzak olunur?

Saf mıyız, salak mıyız biz?

Beşiktaş 6 senedir bütün değerleri ile birlikte dibe batıyor, daha doğrusu batırılıyor. Taraftar buna ses çıkarıyor, itiraz ediyor. Hala anlayamayan varsa, Hıncal gibi olsun. Tetikçiler için ise “alayına gider”.

Beşiktaş taraftarı zor günlerden geçiyor, kulübünün geleceğini ipotek altına alanlarla uğraştığı yetmiyormuş gibi, bir de zıpçıktı medya mensupları ve onların verdiği müthiş hayat dersleriyle (!) taraftarın sinirleri sınanıyor.

Hıncal ve yardakçılarını kale almamak lazım, fakat Ntvspor gibi izlenen, takip edilen bir spor kanalında bu tiplerin program yapmaya değer görülmeleri (!) bizi de ciddiyete olmasa bile cevap vermeye sevk ediyor.

Kaşarlanmış spor medyası, burada, hak ettiği yanıtı, layık olduğu üslupla alacaktır. Beşiktaş taraftarı kendisine saldıranları unutmaz, boş geçmez. Bilginiz olsun...


SonBarikat



Link 1

Link 2

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Seni Uzaktan Sevmek Aşkların En Güzeli


Uzaktan sevmek çok zor seni, ne kadar zor olsa da pes edişi asla olmayacak. Maçın sonunda herkes sarılırken birbirine, tribünler delirmişken, insanlar mutluyken; uzakta, bir başına yaşattığın bu hüzün de en az senin kadar güzel.

Ve şimdi Şampiyon Beşiktaşım, ne istersen iste benden!