
2004-2005 sezonu
Yıldırım Demirören'in başkan olduğu ilk sezon. 10 küsur saçma sapan transferle aslında ipucunu verdiği sezon.
Aynı zamanda Del Bosque'nin geldiği; ama kasap deyip, yolladığımız sezon.
Stat yenilendiği için ilk 5 maçı dışarda oynamıştık. İlk maç Malatya deplasmanı, 90. dk'da Ali Güneş atmıştı da beraberliği kurtarmıştık. Gol gözümün önünde adeta şu an. İkinci maç Gençlerbirliği deplasmanı, 1-1 bitmişti. Ama golü kim attı, nasıl oynadık hiçbir şey anımsamıyorum.
3. hafta offf Denizlispor maçı. 3-1'lik mağlubiyet. 90 dakika boyunca Veysel ile gol beklemek, çileye bak.
4.hafta Antep maçı. Uzun süre zihnimden çıkmayan maçlardan biridir. Kocaeli'nde oynamıştık. Bu maçı niye Kocaeli'nde oynadık hatırlamıyorum. İlk 5 maçı dışarda oynama sebebimizi stat yenileniyor diye anımsıyorum, yoksa bir maç da ceza mı vardı? Her neyse 4-3'lük yenilgiyi unutmadım işte. İlk yarı berbat bir futbol, ikinci yarı da bir süre aynı berbatlık. 4-0 olmuş skor, nefes almak güçleşmiş, nasıl bir çaresizlik duygusu. Sonra deliren Beşiktaş taraftarı itiyor takımı, peşpeşe gelen 3 gol. Bir 10 dakika daha olsa maç dönecek herkes biliyor. Okan Buruk, nasıl kaçırmıştı o golü öyle?
5. hafta Sakarya deplasmanı. Nihayet kazandığımız maç . 4-1...Carew 2 tane penaltı atmıştı.
6. hafta Galataray maçı. Şeref Bey'e kavuştuğumuz maç. Günübirlik gelmiştim İstanbul'a. Maç sabahı indim, maçtan sonra geri döneceğim. Hayatımda başka ne için böyle bir yorgunluğu çekerim bilmiyorum. Kolay kolay çekmem sanırım.
İnanılmaz bir kalabalık. Tüm tribünlerde anormal bir doluluk vardı. Yeni açıktaydım ve insanlar resmen üstüste idi. Gol olsa nasıl olurdu diye düşünüyorduk, bu yüzden de gol olmadı sanırım. Hakan Şükür, penaltıyı kaçırdı. Bizimkilerin zaten atmaya niyeti yoktu. Sonra ben paşa paşa 12 saatlik yolu çektim.
Ali Güneş, Berkant, Fatih Sonkaya, Juanfran, Tayfun, Okan Buruk, Sinan Kaloğlu, Veysel Cihan..Bu oyuncuların da yer aldığı Beşiktaş'tan bir umutla güzel şeyler bekledim ben yine. Pişman mıyım? Asla..Çünkü aynı umut hep var. Söz konusu Beşiktaş ise var.
Sonra peşpeşe Ankaraspor ve Trabzonspor yenilgisi. İçeride alınan farklı Diyarbakır galibiyeti. Bir ileri, iki geri... Kaybedilen Konya kupa maçı sonrası Bosque'ye güle güle, Rıza'ya hoş geldin.
Berbat geçen sezonda alınacak F.Bahçe mağlubiyeti belki Demirören'in ipini çekecekti. Biz gittik, kalecisiz yendik geldik. Efsane diye adlandırdığımız bu maç belki de yerini o dönem için sağlamlaştırdı Demirören'in. Hep takılmıştır kafama bu.
Ha bir de Bosque ile anlaştığımız haberini duyduğumda kanepeden düşmüştüm ben. Mübalağa yapmıyorum, hakikaten düşmüştüm.
*Fotolar Gs maçından