
Solda Delgado'nun fotosu vardı. Var-dı...
Kaptan sana çok kırgınız...
Marmara & Ege



Ellerimi Bulsaydin Bu vapur kalkar birazdanKalkip gidemeyen bir ben Martilarin goturup getirdigi Bu vapur kalkar birazdan Kar soguklarinda iskele Asiklara savunmasiz durur Kalbime romatizma vurur Bu vapur kalkar birazdan Bu vapur kalkar birazdan Kederimi yuklenip gitmez Bir yangindir ki ansizin Ask basladigi gibi bitmez Bu vapur seni goturur Palamari kalbime gecer Kadikoy kac adimlik yer Bu uzaklik beni oldurur Beni denizlere alsaydin Belki cocuklugum biterdi Sen ellerimi bulsaydin Bu vapur yine giderdi. |
Nevzat Çelik |

Tek tatil günüm Pazar olunca, günü daha çok uyuklayarak, film izleyerek ve daha sonra yine uyuklayarak geçiriyordum bir süredir. Sarsıl Tores planını devreye sokarak, sahalara geri döndüm. Uzun süredir dışarıda kahvaltı yapmamıştım. İş yerinde yapılan dandik kahvaltılar ve yolculuklarda sabahları yenilen gevrekleri saymazsak.
Biraz rötarlı da olsa İnciraltı’na geldik. Normalde Güzelbahçe semaları tercih edilecekken, araç ve elde olmayan zaman sorunu (evet şair burada arkadaşını kastediyor) yüzünden İnciraltı’nda karar kılındı. Açlığın tavan yaptığı dakikalarda mekanın çok da önemi yoktu zaten. Sucuklu yumurtaya bu kadar hasret kaldığımı biliyordum ama özlemin bu denli şiddetli olduğunu ben bile kestiremedim. Sucuklu yumurtanın yanına en güzel yakışan şey çaydır. Benim sosyetik arkadaşlarım sade neskafe içmeyi tercih ettiler. Hayır kahvaltıda nasıl sade neskafe içilir? Zift gibi bir şey zaten o. Menemen- neskafe ikilisini açıklayın arkadaş bana, o ilişkiden hayır gelmez. Ayrıca içine kıyafetin bir parçası giren kahve de içilmez:) Masada tabağı ilk biten kişi iken en son doyan oldum. Bal kaymak sen bizim her şeyimizsin!
İnciraltı’nı eskiden daha çok seviyordum. Bu kadar kalabalıklaşmadan önce. Çok daha güzel ve sessizdi. Şimdi duyan gelmiş hesabı. Denize balonları koymuşlar, vurun diye. O balonları öyle renkli görmek güzel, çocukluğumdaki gibi. Ama sadece uçurtmayı değil, balonları da vurmasınlar. Kapamaya yakın havada denizi çarşaf gibi seyretmek gibisi yok. Denizi bu şekilde görünce hep aynı hayal dile geliyor. Deniz kenarında bir ev sonra hayal geyiğe sarıyor, her akşam rakı-balık….
Projektör ile duvara yansıtılan görüntüde maç izlemeyi sevmiyorum. Güneşte durmuş da solmuş gibi. Bir kere topu görmüyorum ve evet aynı zamanda miyobum. Beşiktaş, 13 dakikada 3 gol atınca “ Yav ne olur kısa sürmesin bu coşku” derken, şom ağzım geldi dürttü beni. 3 gol atmamıza rağmen diken üstünde maç seyrettiren Beşiktaşım’a teşekkür ederim.
Ege
Şapkası ve Rosenborg maçlarıyla hafızamıza kazınmış kaleci.