31 Mayıs 2009 Pazar

Bembeyaz


Haykırarak dile getirebiliriz, çifte kupa ile şampiyon BEŞİKTAŞ !

Müthiş bir yorgunluk ve dinlencesi yine Beşiktaş.

Bembeyaz şampiyonluk, simsiyah inat.

Tüm abilerimi, ablalarımı, kardeşlerimi, arkadaşlarımı tebrik ederim.

Rahat uyu Şeref Bey, Baba Hakkı, Optik Başkan ve nicesi.

Çok güzeliz.

30 Mayıs 2009 Cumartesi

Şampiyon Kim ?



Bu yazı Planlanmış bir yazıdır.
30.05.2009 tarihinde Gece 04:00'de yazılmıştır.
Başlık yayına geçtiğinde ben büyük ihtimalle semtte olacağım.

Maçın ertesi sabahı eve geldiğimde altında Şampiyon Beşiktaş yorumlarını göreceğimi umarak ...

28 Mayıs 2009 Perşembe

Matias




Var mı kalsın diyen ?
Peki, İyi İnsan olduğundan şüphe eden ?
Ya gitmezse ?

Ah be çocuk, ah be Arjantinli !

Şampiyon olmadan başladık önümüzde ki senenin telaşına ...

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Laf Cambazları


Sivasspor'un başkanı Mecnun Odyakmaz'ın açıklamalarını dinledim. Bizim memleketin insanının ne yazık ki genel özelliklerinden biri, sergilemiş olduğu tavır. Başarısızlık halinde özeleştiri yapmak yerine, başka suçlular bulmak. İşimize bu gelir bizim.

Odyakmaz da öyle yapıyor. Hazretleri diyor ki : " Anadolu dayanışmasına inanmıyorum." Bu söylediği cümleyi açmıyor, genel-geçer bir havada söylüyor. Peki bu dayanışmadan kasıtları ne? Teknik direktörleri Bülent Uygun'un her maç öncesi ve sonrası Anadolu'nun desteği ile başlayan cümleleri ile Odyakmaz'ınkiler nasıl bir noktada buluşuyor.

Bülent Uygun sürekli biz Anadolu takımlarının öncüsü olacağız, Anadolu'nun duaları ile şampiyon olacağız diyordu. Sivasspor taraftarları ise kendi evlerindeki müsabakalarda Anadolu takımlarına "kümeye" diye bağırıyordu. Onların da dayanışmadan anladıkları bu idi.

Gaziantepspor ve İBB'nin kendilerinden puan almış olması mı inandıkları "Anadolu Dayanışması"nı zedeledi? Hepsi laf-ü güzaf. "İstanbul'da Laila var, Sivas'ta ise La ilahe İllallah" zihniyeti ile olmuyor bu işler. Başkanı ile, hocası ile, taraftarı ile ve kendilerine has zihniyetleri ile antipatik olmayı başardı Sivasspor. "Şampiyon biziz, birinci Beşiktaş" diyen Bülent Uygun'a hatırlatmakta yarar var. Negatifliğin, sevimsizliğin kupası bu sene size ait.


FotoMaç

Her ne kadar yanlış yazsanızda, biliyoruz ki ;
2 maç kötü oynayan oyuncuları idam sehpasına çıkarmak sizin işiniz .
Ama Tello'yu çıkaramadınız.

Şampiyonluk Primi KOL SAATİ




2008-09 Hentbol Ligi Şampiyon'u Beşiktaş Henbol takımı oyuncularına Yönetim tarafından Kartal Yuvasından birer Kol Saati hediye edilmiş. Bir yönetim kendi kendini rezil etmek için çaba sarfetse bu kadar başarılı olamaz. Ve bunu övünç duyulucak bir durum gibi resmi siteden yayınlamışlar. Oyuncuların suratından ne kadar mutlu ( ! ) olduklarını görebiliyorsunuz.

Teknik ekip ve sporcularımıza Kartal Yuvası mağazalarımızda satılan, Beşiktaş amblemli kol saatleri armağan eden Bülent Deriş, "Bugüne kadar gösterdiğiniz başarılardan dolayı hepinizi yeniden Başkanımız Yıldırım Demirören ve Yönetim Kurulumuz adına kutluyorum. Şimdi bu başarılara bir yenisini daha ekleyip hafta sonu Türkiye Kupası'nı da müzemize getireceğinize canı yürekten inanıyorum. Hepinize tüm Beşiktaş camiası adına şimdiden başarılar diliyorum" diye konuştu.


Türkiye Kupasını kazanırlarsa ne vereceksiniz ?




Haberi ilk önce Ömer'in blogdan gördüm. Buradan

26 Mayıs 2009 Salı

Eğlenceli Wc




















İzmir Kupa Finali'ne giderken Çanakkale'de denk geldiğimiz Wc'ler.
Kapıda Eğlenceli Tualet yazıyor. İçeri bizim ekipten ilk ben girdim. Şaşırıp geri çıktım.
Abi burası Wc'mi gerçekten ? Evet dedi. Her giren arkadaşımız fazladan kaldı biraz :D
Fiyatı 50 Kuruş.

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Seni Uzaktan Sevmek Aşkların En Güzeli


Uzaktan sevmek çok zor seni, ne kadar zor olsa da pes edişi asla olmayacak. Maçın sonunda herkes sarılırken birbirine, tribünler delirmişken, insanlar mutluyken; uzakta, bir başına yaşattığın bu hüzün de en az senin kadar güzel.

Ve şimdi Şampiyon Beşiktaşım, ne istersen iste benden!

Seni Yaşamak Güzel Şey


Maç sabahı semtte abilerle-dostlarla-kardeşlerle geniş katılımlı bir kahvaltı...

Şairler Parkında Şampiyonluk havası. Halaylar, Çimenlere kurulmuş Rakı masaları ...

Dolmabahçe yolu yine herzamanki güzelliğinde, siyah beyazlar eşliğinde ...


Stadda maç öncesi Şampiyon hentbol takımımız geçiyor. Zelic ile göze göze geliyoruz. Ondan aldığım tişörtü gösteriyorum ( evet, bir alt posttaki Zelic'in üzerindeki tişört ). Yumruğumu havaya sıkıyorum, bana karşılık veriyor ...

Bütün tribünlerde pankartlar, bayraklar. Maça 2 saat kala neredeyse doldu dolacak stad...

Oyuncular çıkıyor sahaya. Tek tek çağırılıyorlar tribüne ama her seferinde hepsi birden gidiyor.
Siz takım olmak olarak yorumlayın ben Beşiktaş Ulan diyorum.
Gecenin en güzel görüntüsüydü belki de ...

İyi oynayıp kaybettiğimiz maçlara nazire yaparcasına iyi olmayan bir futbolla gelen 3 puan...




Maç sonrası semtte Şampiyonluk provası, saatlerce süren...

Yolda gördüğüm bütün arkadaşlarımın Şampiyonluğu değilde beni özlemişcesine sıkı sıkı sarılması...

Bir tanıdık daha ilişiyor gözüme. Tekerlekli sandalye basket takımımızın oyuncusu Kaan. O da kutlamalara gelmiş bayrağıyla. Semt Bizim Aşk Bizim ...


Son 90 dakika. Hayde Beşiktaş ...






İş bu yazı hakem ve rakip takımdan arındılarak günün güzelliklerini anlatmak için yazılmıştır.

22 Mayıs 2009 Cuma

Şampiyon Beşiktaş!!!













Adımız gibi bildiğimiz sonuç.
Beşiktaş isminin hakkını veren, ruh diye öldüğümüz şu zaman dilimlerinde varlığını gösteren tüm Beşiktaş emekçilerine teşekkürler.

Fotoğraflar Marmara'nın kareleri. O kadar güzeller ve çoklar ki seçmekte zorlandım.