12 Mayıs 2011 Perşembe

2.5 Saatlik Seneler


Maçtan önce sanmam ki bir Beşiktaşlı rahat olsun. Var mıdır acaba " Rahat alırız bu maçı " diyen. Lige geldiği günden beri kabusumuz oldu adamlar. Bu maçlarda yaptığımız stresi başka hiçbir maçta yapmıyoruz.

Bu sene benim adıma kırılma noktası yine bir İBB maçıydı. Ligin 2. yarısında oynadığımız İBB maçını kaybetmeseydik durum daha farklı olabilirdi. En azından şampiyonluktan bu kadar çabuk kopmazdık diye düşünüyorum.

Dün akşam da nice Beşiktaşlı'yı şaşırtmayan bir haldeydik. Bol stres, bolca tırnak yeme, nefes darlığı, göğüs sıkışması, ulaaaan nidaları.

Ve kupa bizim!

Söylenecek çok şey var. Gidecekler, kalacaklar, gitmesi gerekenler, kalması gerekenler, hoca, gençler, Bobo.

Hepsini konuşuruz ama biraz nefes alalım. Dün gece maç öncesindeki kilom ve yaşım, maçtan sonra epey bir değişti. 3.5 kilo verdim, 5 sene yaşlandım. Biraz istirahat zamanı.

Kayseri'ye giden, gidemeyen, gittiği her yerde Beşiktaş sevgisini baki tutan tüm Kartallar'ın gözü aydın. En azından bizlere bir teselli veren Beşiktaşımız'a da teşekkürler.

8 Mayıs 2011 Pazar

Mağduriyet Edebiyatı


Geçtiğimiz sezon 26 Eylül 2009'da Bursa'da oynanan Bursaspor-Diyarbakırspor maçında Bursasporlu taraftarlar, "PKK dışarı" diye tezahuratta bulundu. Her iki takım taraftarları arasında olaylar çıktı.

Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı : "Maalesef hiç arzu edilmeyen bazı olaylar oldu. Bu sefer olaylar biraz daha farklı bir şekilde, biraz provoke edilerek yapıldı. Bunda Bursaspor'un dahli yoktur." dedi.

Diyarbakırspor Başkanı Çetin Sümer'in "Bursaspor ceza almazsa, ligden çekiliriz." söylemine İbrahim Yazıcı yanıt verdi : "Bu maçtaki sloganlar sadece Bursa'da değil, Türkiye'deki tüm statlarda atılıyor. Eğer bu sloganlara göre ceza alınacaksa, o zaman bizim hiçbir maçımızı sahamızda oynamamamız lazım. Bu hemen hemen tüm şehir kulüpleri için geçerli. Eğer sloganlar sadece bu maçta atılsaydı, o zaman sayın başkan haklı olurdu. Şimdi tribünlerden ara sıra atılan bir sloganı Bursaspor Kulübü'ne mal etmek yanlış."

TFF, taraftarlarının çıkarmış olduğu olaylar için Bursaspor'a 100 bin, Diyarbakırspor'a 20 bin Lira para cezası verdi.

6 Mart 2010'da Diyarbakır'da oynanan, Diyarbakırspor-Bursaspor maçı 17. dakikada çıkan olaylar sebebiyle tatil edildi. Bursaspor, stadı polis aracıyla terketmek zorunda kaldı. Yolda araç taşlandı. Daha sonra Diyarbakırspor taraftarları ile polis arasında çatışma yaşandı.

TFF, Bursaspor lehine hükmen 3-0 galibiyet kararı çıkardı. Ayrıca Diyarbakırspor'a 3 maç tarafsız sahada seyircisiz oynama cezası ve 40 bin Lira para cezası verildi.

Maçın hemen ardından İbrahim Yazıcı : "Hiç kimsenin tahmin etmediği bir maç yaşadık. Bizim dileğimiz bu maçı oynayıp da kazanmaktı. Ben bugüne kadar Türkiye'de kendi bilgim dahilinde böylesine bir maç yaşamadım." dedi.

Aynı İbrahim Yazıcı ilerleyen günlerde kendisine sorulan, "TFF'nin Diyarbakırspor maçına ilişkin nasıl bir karar alınmasını bekliyorsunuz"a, "Yönetmelik ve talimatlar o kadar açık ki benim bir şey söylememe gerek yok. Onun için bu konuda bir şey konuşmama gerek yok." dedi.

Ligin ilk yarısında oynanan Gaziantepspor - Bursaspor maçı:

62.dakikasında çıkan olaylar sebebiyle müsabaka tatil edildi. Bursaspor başkanı İbrahim Yazıcı, "Her şeyin kuralları var ve kurallara göre gereken yapılır." dedi.

TFF, Bursaspor lehine hükmen 3-0 galibiyet kararı çıkardı.

5 Aralık 2010'da Şeref Bey'de oynanan Beşiktaş-Bursaspor maçı öncesi stad etrafında olaylar çıktı. 2 Bursaspor taraftarı bıçaklandı. Maç esnasında Bursaspor taraftarları " Ermeni köpekler, Beşiktaş'ı destekler." diye tezahuratta bulundu.

Maçtan sonra olaylar hakkında yorum yapan Yazıcı: "Sadece üzücü ya da utanç verici şeklinde nitelendirme yapmak, Türk futbolunu ve insan hayatını tehdit eden gelişmeler karşısında çok hafif kalır. Maça taraftarımızla birlikte gitmenin heyecanı ve coşkusunu yaşarken, gerekli önlemlerin titizlikle alınacağını ve hiçbir olaya izin verilmeyeceğini düşünmüştüm." dedi.

TFF, Beşiktaş'a 2 maç tarafsız sahada seyircisiz oynama cezası ve 30 bin lira para cezası verdi. Bursaspor'a da 2 maç seyircisiz oynama cezası verildi.

Dün akşam oynanması gereken Bursaspor-Beşiktaş maçı, Bursaspor taraftarlarının saha dışında sebep verdikleri olaylar yüzünden iptal edildi. Beşiktaş kafilesi stada, Beşiktaş taraftarı şehre giremedi. TFF, maçın iptaline karar verdi.

Daha çok taze yaşananlar karşısında İbrahim Yazıcı’nın görüşleri: “Beşiktaş takımı, güvenlik gerekçesiyle otelden buraya gelemiyor. Bunun sorumlusu Bursaspor olamaz. Niye hükmen mağlup olacağım ki? Bursaspor suçlanamaz. Biz kulüp olarak stadın girişinden, sahanın içinden sorumluyuz. Bir takım, emniyet gerekçesiyle eğer otelden gelemiyorsa bunun sorumlusu Bursaspor Kulübü hiçbir zaman olamaz. Futbol Federasyonu'nun karşılaşmayı iptal etme kararı da yanlış. Maçın tehir edilmesi gerekir. Beşiktaş seyircisinin gelmeyerek, maçın yeniden oynanması gerekir. Bazı olaylar bekleniyordu, keşke de olmasaydı. Ancak bunun sorumlusu kesinlikle Bursaspor olamaz. Keşke buralara gelmeseydi olaylar. Beşiktaş taraftarı olayları orada tırmandırmasaydı, en iyi şekilde ağırlanırlardı. Olayın başlangıç noktasının İstanbul olduğunu herkes biliyor.

İstanbul'daki maçta bıçaklanma olayı var. Bugün burada bir tepki var. Emniyet ile Bursaspor taraftarı arasında yaşanan bir olay. Buradaki maç bir iki saat sonra rahatlıkla oynanabilirdi. Sadece talimatnamelere bakarak karar veriliyorsa, o zaman hiç iyi şeyler olmaz. Beşiktaş seyircisinin gelmesine çok büyük tepki oldu. Bu toplumsal bir olay. Beşiktaş'ın mağduriyeti var mı? Sadece oynamadı. Onu sonra oynar. Seyircisi mağdur oldu mu? Hayır!”

Biz buna kısaca akıl tutulması diyoruz.

28 Nisan 2011 Perşembe

"Hakiki" Şeref Tablosu


Beşiktaş Hentbol Takımı, bugün son 6 senedeki 4. Türkiye Kupası'nı kazandı. Aynı takım, son 6 senede 4 defa şampiyon olarak bitirdi sezonu. Beşiktaş'a şöyle bir bakıldığında kulübün açık ara en başarılı takımı. Aynı zamanda en parasız takımı. Maaşlarını aylarca alamayan oyuncuların, Beşiktaş'ı sürekli zafere taşıdıkları şube. Çifte kupalı sezon ardından kendilerine ödül olarak "kol saati" verilen şube.

Hocasından, masörüne, oyuncusundan, menajerine... Beşiktaş'ı bu denli sevdiğiniz, sahiplendiğiniz için teşekkürler.

Altuğ Taşdemir
Berk Karahan
Bülent Erkol
Ercan Aşıkoğlu
Gökhan Aksu
İbrahim Demir
İlker Şentürk
Mesut Temizişler
Müfit Arın
Nesik Çakar
Oğuzhan Büyük
Oleksandr Kosyak
Ozan Arifoğlu
Ramazan Döne
Sertan Aytaç
Tolga Özbahar
Utku Ergüder
Ümit Kırkayak
Valeri Parshkov
Victor Ladyko
Vladimir Zelic
Yılmaz Özgür
Yusuf Ali Kurt

Not: Sadece kupa finallerinde ortaya çıkan utanmaz adamın yüzünü görmesek de olur.

25 Nisan 2011 Pazartesi

Ah Be Çocuk...


Balıkesirspor'da kiralık oynayan özkaynak evlatlarımızdan Emre İncemollaoğlu, geçirdiği trafik kazasının sonucunda aramızdan ayrıldı. Her ölüm erken ölümdür de, böylesi çok fena.


Hepimizin başı sağolsun. Ailesine sonsuz sabırlar.

24 Nisan 2011 Pazar

Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımımız Avrupa Şampiyonu


Engelsiz Basketbol Takımımız, Andre Vergajwen Kupası'nın finalinde Köln 99ers'i 71-62 mağlup ederek, Avrupa Şampiyonu oldu.

Tüm sene boyunca kemik bir topluluğun desteği ile maçlarını oynayan Demir Pençeler, engelleri tek tek aşarak bize harika bir mutluluk yaşattılar.

Bize bu gururu yaşatan oyuncularımıza sonsuz teşekkürler.

16 Nisan 2011 Cumartesi

Affet Baba


Bugün, senin aramızdan ayrılışının 22. senesi Baba.


Sen, gittiğinden beri çok şey değişti. Biz, seni hatırlamaz olduk. Bir tek yıl dönümlerinde dilimize dolanıyor ismin. Bir de başımız sıkışınca seni ve Şeref Bey'i katıyoruz hemen olaya. Nankör bir dönemin başrol oyuncuları olduk baba. Beşiktaş'ı Beşiktaş kılan, başrolünde senin olduğun hikayelerin benzeri bir kenara, ucundan andıran şeyler bile yaşamıyoruz.


Bir başkanımız var, seni pek hatırlamıyor. Senin şekillendirdiğin yoldan gitmeyi tercih etmedi. Saygı, ahlak pek önemsediği kavramlar değil. Yalan söylemekten çekinmiyor, kulübü kendine borçlandırmak ilk vazifesi, şunca senedir sorumluluk aldığına da pek sahit olmadık. Sürekli dünya kulübü olmaktan söz ediyor. Halbuki Beşiktaş gözünün nuru olsa yeter değil mi Baba?


Tanımıyor musun başkanı Baba? Normal... Hiç ziyarete gelmiyor seni değil mi Baba? Anmalarda hep bir bahanesi var, hep çok yoğun. Sene içinde de gelmiyor aklına. O'nun adına özür dileriz Baba.


Bir de bir lafımız var Baba. Mafya babalarının değil, Baba Hakkıların Beşiktaş'ı diye. Dur, dur nereden çıktı mafya babaları, ne alaka deme. Ben, sana anlatmaya utanırım. Sen, sormamış ol.


Bizi affet Baba. Emanete sahip çıkamadık, hakkını veremedik, affet Baba. Senin, Seba'yı alnından öptüğün gibi O'na bu mutluluğu yaşatamadık. İkinci bir adam çıkaramadık, affet.


Işıklar içinde uyu Beşiktaş'ın Babası

9 Nisan 2011 Cumartesi

Beşiktaşım Benim...#9 ( 25 Nisan 2004 Beşiktaş - Fenerbahçe )
















Çok uzun zaman olmuş bu seriye yazmayalı. 1 seneyi geçmiş. Geçenlerde Ömer ile sohbet ederken, laf lafı açtı ve 100. yıldaki Gs maçının fotoğraflarına geldi konu. O maç ne kadar harika ise ve fotoğrafları ne kadar güzelse, 2003-2004 sezonundaki F.Bahçe maçı tam tersi:)


Fotoğrafları her hangi bir sıraya göre koymadım. Rasgele yerleştirdim.


Üniversite yılları. Yine tek günlük maça geldiğimiz zamanlardan biri. Gece yola çıktık, sabahına İstanbul'daydık. Sabahın köründe semtte boş boş dolanan tiplerin büyük bir kısmı şehir dışından gelen öğrencilerdir her zaman. Ben de sık yaşadım bu anı. Yeni Açık 'a girdiğim zamanlardı ve o zamanlar Yeni Açık'a girmek için erkenden kuyruğa girmek lazımdı. Saatlerce kuyrukta bekleyip, içeri girdikten sonra yorgunluğun unutulmaya başladığı dakikalar başlıyordu. O kadar gürültünün, hengamenin içinde kendimizi dingin hissettiğimiz anlar.


Her şey güzeldi, çirkin Kapalı hariç. Efsane Beşiktaş Kapalısı localar uğruna yok edilmişti. 1 sene sonra bir nebze değişecekti. Şeref Bey'de gördüğüm en kötü manzaralardan biridir localı Kapalı.


Samsunspor maçı ile başlayan travma günleri devam ediyordu. Tamam ya da devam maçıydı. Tribünler coşkuluydu, her yerde bir pankart. F.Bahçe tribünleri o zamanlar (hangi maç anımsamıyorum) "Adam gibi adam Recep Tayyip Erdoğan" pankartını açmışlardı. Ona istinaden maç öncesinde " Bir pankart da Verheugen'e aç, Avrupa Şampiyonu ol Fener!" pankartı açılmıştı Yeni Açık'ta.


Nostalji forma ile çıkmıştık sahaya. Bizim adımıza güzel sahneler bunlardan ibaretti. Sonrası zulüm. Maç boyunca top falan oynamadık, uyuz Serhat iki tane yazdı, yetmedi Tuncay attı. 60 dakikada bitmişti her şey. Sonrasında İlie'nin golü ile sadece skor değişti.


Canımı yakan maçlardan biri olmuştur. Mücadele bile etmemiştik, öyle anımsıyorum. Dönüş yolu da maç kadar zordu. Onca yorgunluğun üstüne, tribünde kahrolmuştuk. Yetmemiş, otobüsün fotosentez yapan muavini ile girmiştik birbirimize.


Not: Fotoğrafları her seferinde dikkat edip, düzgün koymama rağmen taramada hafif yamuk çıktı. Aynı fotoğrafı 3 defa tarayıp, sonuç değişmeyince böyle eklemek zorunda kaldım.

7 Nisan 2011 Perşembe

Beleştepe'nin Yüreği


Kupayı alsak da, almasak da geriye dönüp baktığımda kupa serüveninin en güzel tribünü olarak hatırlayacağım bu maçı. Santra ile başlayan, maç sonunda "Beşiktaşım elele" diye sonlanan.


Beleştepe, varolduğundan beri tonla anı barındırır bünyesinde. En güzellerinden bir tanesini de dün akşam cebine koydu. Kapalı'nın akustiği var, tribün önünde mikrofon var, yayıncı kuruluş çArşı'ya kıyak geçiyor bahanelerine de güzel yanıt oldu: Beleştepe'nin yüreği var. Ve sokağın tavanı kadar olan sevgimiz ile Beleştepe akustiği aynı.


Sahada oyun olarak varlık gösteremediğimiz dakikalarda, Simao'nun kişisel becerisi ile gol bulduktan sonra daha rahat bir maç oldu bizler için. Rüştü ve Quaresma'nın da üstün performansı bizim geriye düşmememizi sağladı. Maçın ilk yarısından sonra hepimiz 1-0'a razı olurduk. Skor anlamında şaşkınlık yaşamaktan dolu mutluyum.


Gaziantepspor, iyi bir takım hakkını verelim. Dün akşam, skor bizim adımıza çok tatsız olabilirdi. Murat Ceylan, Olcan, Cenk oldukça kaliteli yerliler. Antep'in kafasında futbol varken iyi de, sistemleri kasap havasına geçiş yaptığı zaman çekilmez oluyorlar. Bunun adı sert oyun falan değil. Bunun adı kazanma hırsı değil. Bu, terbiyesizliktir. Sakatlamaya yönelik kasti hamlelerin yapılmasının başka bir izahı yoktur. Maçta çıkan tek kırmızı kartın da, alkış saçmalığı sonrası gösterilmesi ülke hakemlerinin durumu hakkında güzel bir örnek. Gerçi memleketin hiçbir kurumu işini layıkıyla yapmazken, hakemlerin yapacağını ummak hayalcilik olur.


Benim için gecenin özeti: Beleştepe'deki Kartal yürekliler....

5 Nisan 2011 Salı

İyi ki Doğdun Gerçek Efsane

Herkesi bir zaman için aldatabilirsiniz. Bazı kişileri her zaman aldatabilirsiniz. Ama herkesi her zaman aldatamazsınız. Ben kimseyi hayatım boyunca aldatmadım.
Nice senelere yaşayan gerçek efsane. Nice Siyah'ın içinde senin gibi Beyaz'ı yaşadık ya, o yeter bize.