3 Mart 2015 Salı

Beşiktaş 112 Yaşında


Remzin Kara Kartallar Gibi Manileri Yen Aş, Layıktır Bu Vasıflar Sana Ey Şanlı Beşiktaş!


Hayatı süsledik izharı ittihatla bugün,
Yolunda gençliğin ulvi değil miydi birleşmek?
Sebatı bayrağımız yaptık, i'tilamız için
Neticesiz ve boş olmaz sebatla hiçbir emek.
Dakikalar bize bir nağbe nişad olsun,
Kulübümüzde müceddet nücumu mevc vursun.
Bu kainat bize hep gıpta ediyor isar,
Biz on bir arkadaşız, lakin arkamız daha var.
Bu zevk alemi dar zannedip de aldanalım,
Vekar hak gibi sakin, nezih ve saf olalım, 
Fakat bu hal ile kuvvet gibi cesur olalım.

Şehit Kaptan Kazım

27 Şubat 2015 Cuma

O Çocuklar Mutlu



2007'de deplasmandaki Liverpool yenilgisi çok can yakmıştı. Ertesi gün işe giderken, okula giden Beşiktaşlı çocukları düşünmüştüm. En çok onlar zorlanmıştı. Zaten sınıflarında sayıları azdı. Birde rezil esprilere, alaylara maruz kalacaklardı. Kaldılar da. Beşiktaş'ın B'sini büyük yazmaya özen gösteren insanlar, kulüplerinin isminin şekilden şekile sokuluşunu izlediler.

Bu sene Liverpool eşleşmesinin hemen öncesinde en çok "o çocuklar" istedi Liverpool'un gelmesini. En çok da onlar inanmıştı. Her birinin 8 sene önce yaşanan gecenin ertesine dair hüzünlü, berbat anıları vardı. "Okula geldiğim andan itibaren herkes benimle dalga geçti, sınıfta alay konusu oldum, tahtaya kocaman skoru yazmışlardı, öğretmenlerim bile gülüyordu..." Tonla benzer hikaye. O çocukların hiçbiri bunu haketmemişti. Haketmedikleri gibi yaşadıkları bu travma onları Beşiktaş'a daha da bağlamıştı.

İşte Beşiktaş dün gece o çocukları çok mutlu etti. Bugün okula giden yavru kartallar, abi ve ablalarının yaşadıklarını yaşamadı. Benim yeğenlerim sabah olsa da okula gitsek diye sevinçle beklediler.

Beşiktaş, dün bambaşka bir eşiği de atladı. Şunu atsaydık böyle olmazdı, şu girseydi her şey başka olurdu temalı iç çekişlerine bir yenisini eklemedi. İşini doğru ve hakkıyla yaparak, Liverpool'u tarihinin en büyük zaferlerinden birini kazandığı yerde taş gibi oyunuyla saf dışı bıraktı. Genç ve başarıya aç olan bir kadro için bu galibiyetin anlamı çok çok daha kıymetli. O yüzden Önder Özen'in dediği gibi "adam gibi oynayıp, çocuk gibi sevindiler." O sevincin şekli önümüzdeki günlerin habercisi bizler için. Böyle sevinen adamlar, daha fazla böyle sevinmek için varını, yoğunu ortaya koyacaktır.

Hayatımda böyle taraftar görmedim diyen Tolgay Arslan merak etmesin. Bundan defalarca daha yaşayacak. Liverpoollu oyuncular, taraftarımızı videoya çekti diyen Veli Kavlak, daha çok rakip video çekecek. Beşiktaş için ölürüm diyen Opare, sen formayı hakkıyla terlet bize yeter. Penaltı atışları öncesi 7 oyuncum ben atmak istiyorum dedi, kimseyi o noktaya yollamak için zorlamadım diyen Bilic, sen demiştin zaten umudumuzu bizden kimse söküp alamaz diye. Alamadılar ve alamayacaklar!

"Dışarı attııaa, dışarı attııaaa! Goodbye Liverpool, goodbye... Beşiktaş, Liverpool'u eliyor. Kara Kartal tarih yazıyor. Beşiktaş, Liverpool'u eliyor. Goodbye, goodbye, goodbye... Olimpiyat Stadı'nda tarih böyle yazılır."

16 Şubat 2015 Pazartesi

Niye Beşiktaş?




Niye Beşiktaş dediklerinde "Öznesi Beşiktaş olan hikayelerin hastasıyız" diyoruz. Tek efsane vardır, o da Beşiktaş'tır diyen Sarı Fırtına ile kalbini Beşiktaş'a açan Önder Özen. Ömrünüz uzun, birlikte hikayelerimiz bol olsun.

31 Ocak 2015 Cumartesi

31 Ocak'ta Beşiktaş

31 Ocak 1954 (İstanbul Ligi 10. Hafta Maçı)
Beşiktaş:1 - Adalet:1

İlk 11
: Ergün Aker, Kamil Üzülme, Vedii Tosuncuk, Eşref Özmenç, Özcan Esinduy, Nusret Ulük, Ercan Ertuğ, Recep Adanır, Şevket Yorulmaz, Fahrettin Cansever, Faruk Sağnak
Teknik Direktör: Alessandro Puppo

Goller: Fahrettin Cansever/Nihat Çapalar

31 Ocak 1971 (Türkiye Kupası 2. Tur 1. Maçı)
İskenderunspor:0 - Beşiktaş:0

İlk  11:Sabri Dino, Zekeriya Alp, Ion Barbu, Erkan Yanardağ, Mehmet Özcan, Vedat Okyar, Sami Şenol, Güvenç Kurtar, Faruk Karadoğan, Güray Erdener, Yusuf Tunaoğlu
Teknik Direktör: Dumitru Teoderescu



31 Ocak 1993 (1. Lig 17. Hafta Maçı)
Beşiktaş:1 - Kayserispor:0

İlk 11: Jaroslaw Bako, Turan Uzun, Mutlu Topçu, Gökhan Keskin, Ulvi Güveneroğlu, Sergen Yalçın, Rıza Çalımbay, Feyyaz Uçar, Mehmet Özdilek, Mitar Mrkela, K.Ali
Teknik Direktör: Gordon Milne

Gol: Feyyaz Uçar (pen.)




31 Ocak 1998 (1.Lig 20. Hafta Maçı)
Gaziantepspor:1 - Beşiktaş:1

İlk 11: Fevzi Tuncay, Ertuğrul Sağlam, Tayfur Havutçu, Rahim Zafer, Alpay Özalan, Erkan Avseren, Iankov Zlatko, Letchkov Jordan, Serdar Topraktepe, Mehmet Özdilek, Daniel Amokachi
Teknik Direktör: John Benjamin Toshack

Goller: Serdar Topraktepe / Abdülkadir Demirci


31 Ocak 2001 (Türkiye Kupası Çeyrek Final Maçı)
İstanbulspor:0 - Beşiktaş:3

İlk 11: Fevzi Tuncay, Miroslav Karhan, Tayfur Havutçu, Ali Eren Beşerler, Ahmet Dursun, Nihat Kahveci, Ümit Bozkurt, Erman Güraçar, İbrahim Üzülmez, Pascal Nouma, Yasin
Teknik Direktör: John Benjamin Toshack

Goller: Ahmet Dursun, İbrahim Üzülmez, Tunç Kip


31 Ocak 2007 (Türkiye Kupası Çeyrek Final 1.Maçı)
Beşiktaş:4 - Vestel Manisaspor:0

İlk 11:Vedran Runje, Ali Tandoğan, Gökhan Zan, Baki Mercimek, İbrahim Üzülmezi Matias Delgado, Koray Avcı, Serdar Kurtuluş, Ricardinho, Bobo, Nobre
Teknik Direktör: Jean Tigana

Goller: Koray Avcı, Bobo(2), Burak Yılmaz


31 Ocak 2014 (Süper Lig 19. Hafta Maçı)
Beşiktaş:3 - Kayseri Erciyesspor:2

İlk 11:Tolga Zengin, Pedro Franco, Ersan Adem, Serdar Kurtuluş, Ramon Motta, Fernandes, Olcay Şahan, Oğuzhan Özyakup, Gökhan Töre, Atiba Hutchinson, Hugo Almeida
Teknik Direktör: Slaven Bilic

Goller: Fernandes, Oğuzhan Özyakup, Gökhan Töre / Mangane, Vleminckx


28 Aralık 2014 Pazar

Beşiktaş Umudu


Bundan 8 ay önce gözyaşları ile ayrılmıştı Konya'dan Bilic. Maç sonunda da "Emek verdikten sonra birilerinin sizin emeğinizin karşılığını almanıza müsaade etmemesi, benim için kabul edilmesi inanılmaz bir şey. Bu ilk kez olmuyor. Futbolda kazanırsınız, kaybedersiniz, puan alır ve puan kaybedersiniz, bunlar başka şeylerdir. Bu birçok kez yaşanabilir. Ama bu akşam ne yazık ki, emek verdiğimiz bir durum varken, emeğimiz elimizden alındı. Emeğimizin karşılığını alamadık. Kızgın değilim ama çok üzgünüm. Ama şunu söyleyeyim; bizi öldüremezler. Üstesinden geleceğiz. Bu yolun sonuna kadar mücadele edeceğiz" demişti.

Bu akşam yine Konya'da değişik bir maç oldu. Ama gördük ki gerçekten bizi öldüremeyecekler. Her geçen gün üstüne koyarak, inanarak ilerleyen bir takım var.  Bunda gözyaşlarının da payı var hoca. O yüzden teşekkürler. Ne bizi öldürebilirler, ne de umudumuzu söküp alabilirler. 
 

11 Aralık 2014 Perşembe

Severim Seni Beşiktaş




Ruhum, ne ondan önce vardı, ne ondan ayrı bir sırrın kemalidir,
Ruhum onun, o dışımdaki alemin bende akseden hayalidir.
Ve aslından en uzak ve aslına en yakın hayal
Bana ışığı vuran yarimin cemalidir.

Nazım Hikmet

14 Ağustos 2014 Perşembe

Süleyman Seba Gitti



 İslam Çupi'nin 15 Şubat 2000 tarihli yazısı.

"Ey tribünün bir kısmını dolduran Beşiktaşlı olmayan Beşiktaşlılar, ey bağırma özgürlüğü olan Beşiktaş rozetli Beşiktaşlı olmayan Beşiktaşlılar, ey sadece sahadaki takımın derecesine bakıp bir kulübü şampiyonluklarla ölçüp, başka taraflarını görmeyen Beşiktaşlı olmayan Beşiktaşlılar, o “Defolup gitsin” dediğiniz adam artık koltuğundan kalkmış boşluklara hiçliğe gidiyor. Kendini ve kongreyi halis gözyaşlarına bulayarak…

Sizin “Defolup gitsin” dediğiniz, benim ve benim gibi İstanbul’un ve Beşiktaş’ın en eski halini bilenlerin baştacı ettiği sevgili Süleyman Seba, Şeref Stadı’nın kuzu kadar fareli soyunma odalarından aldığı Beşiktaş’ı, on altı yılda Türkiye’nin tesis bakımından saraylarla donatılmış bir spor kurumu yapan yüce insandır. Siyah-Beyazlı camiada, şimdiye kadar hiçbir başkanın ve yönetim kurulunun başaramayacağı işlerin altını imzalamış sevgili Süleyman Seba’ya bir tarihi teşekkürü az gören, bütün bu Beşiktaş eserlerinin altında mala ve tuğlası bulunan insanı inkar edenler, önce ne İstanbul doğumlu ne İstanbul terbiyesi almış bir aileden gelmek yerine, İstanbul’u sonradan istila etmiş taşra Beşiktaşlılarıdır.

Yoksa babası ve annesi Akaretler’de doğmuş ve kendisi de o yörede büyüyerek Beşiktaş’a sevdalanmış bir futbolsever, o yokuşun başından ortasına kadar yürüdüğünde, 1939′un Beşiktaş’ını zihnine getirir. O balçık stadın, iki yılda bir Hakkı kaptanın ayak dürtüleriyle yongası koptuğu için kale direkleri değiştiğinde, bu yenilenme aşkına bayram yapan taraftarları anımsar sonra sadece o yokuşta yükselen siyah-beyazlı dev tesislere bakıp sevgili Süleyman Seba’ya binlerce teşekkürü vefa borcu bilir. Süleyman Seba, tarihinde sadece zaman zaman sahada şampiyonluklar kazanmış bir kulübü Kartal’dan Ümraniye’ye, Erikli’den Yeşilköy’e kadar uzanan hinterlandda bir tesis devi yapmıştır. Şampiyonluklar gelecek nesiller için sadece arşivlerde kalan övünmelerdir ama gelecek siyah-beyazlı nesiller için Beşiktaş, İstanbul’un çeşitli yörelerine dağılan tesislerdir. Bunun mimarı on altı yıl sonra bir kısım Beşiktaşlı olmayan Beşiktaşlışların “Defolup gitsin” diye kötü uğurladıkları Beşiktaş tarihinin en büyük başkanı Süleyman Seba’dır.

Duydu dolu sözcüklerle kararını ilk defa Milliyet Sorumlu Müdürü Zeki Çol’a açıklayan sevgili Süleyman Seba, çok üzgün bir ifade ile en çok “Defolup gitsin” ibaresine takılıp kalmıştır. Bu kadar hizmet eden başkan, eğer 1940 senelerinde İstanbul’da yaşasa idi, o halk böylesine tesislerin altında kırk gün kırk gece fiesta yapar, bu eserleri bu kente kazandıran insana tapardı.

O eski İstanbul ve o eski insanlar yok artık… Başkanlığı bırakması, hem Süleyman Seba için hem de Beşiktaş için doğacak bir özlemin başıdır. Aranırsa, iki üç yıl sonra Süleyman Seba’yı bir daha geri getiremeyiz. Çağırsak da geri getiremeyiz, ağlasak, sızlasak da geri getiremeyiz. İnşallah Beşiktaş böyle bir özlemle baş başa kalmaz, bundan sonraki günlerinde…"

Yastayız


Beşiktaş... Fitbol... Eski dostlar... Kimsenin adamı olmayın... Beşiktaş'ı üzmeyin... Şerefli ikincilikler... MAF... ve daha binlerce şey.

Babasız kaldık.

Not: Çizim Gökçen Eke'ye aittir.