10 Şubat 2012 Cuma

Beşiktaş Bize Beyaz Desene I

Sevgili Marmara, içinde bolca Beşiktaş olan güzel kareler çekmiş. Tek seferde değil de, üç parçada ekleyeceğiz. Çok fazla şey söylemeye gerek yok. Dünyanın en güzel yolu, parkı, seması.










7 Şubat 2012 Salı

Cumhurbaşkanı Ernst

Ne dert, ne de tasa biter bizde. O dertlerin arasına Fabian Ernst'i eklemeyin. Ernst, birgün ayrılacaksa Beşiktaş'tan, sebebi bu yaşananlar olmasın. Futbolu Beşiktaş formasıyla bırakmasını hayal ederken, kulüpte görev aldığını düşlerken yapmayın bunu. Lütfen yapmayın.

Beşiktaş'ın çocuğu olmanın kolaylaştığı şu günlerde, Beşiktaş'ın sahada vücut bulmuş halidir Fabian Ernst.

3 Şubat 2012 Cuma

Hangi Beşiktaşlılar?

Beşiktaş gündemi öyle hareketli ki, değil günler, dakikalar yetişmiyor hızına.

F.Bahçe resmi sitesinin yayınladığı habere göre bir grup Beşiktaşlı(!), Samsun'dan dönen F.Bahçe kafilesini karşılamış. Karşıladığı yetmemiş, bir de üstteki pankartı açmış.

Hangi Beşiktaşlılar bunlar? Açtıkları pankartı şu dakikaya kadar sahiplenemeyecek kadar korkan sözde Beşiktaşlılar kimler? AY ile Seba'yı aynı kefeye koyma gafletine düşen sözde Beşiktaşlılar kimler? Yoksa "Fenerbahçemiz" diyen bir başkanın ayakçıları mı?

Açılan pankartı gerçek Beşiktaş taraftarlarının açtığına inanmıyorum. Sonunu hızla hazırlayan bir adamın çırpınışları bunlar. 109 yıllık camiayı daha nasıl rezil ederim, nasıl zarar verebilirim çabasında olan adamın pis hamleleri. Kendi çıkarları uğruna, Beşiktaş'ı kirletmekte bir sakınca görmeyen.

Pazar günü oynanacak olan derbi öncesinde de, Fb resmi sitesinden körler, sağırlar birbirini ağırlar tadında şöyle bir açıklama bekliyorum: "Deplasman tribününe gelecek olan Beşiktaş taraftarlarına AY maskesi dağıtılacaktır."

Düzeltme: Günün ilerleyen saatlerinde pankartı yaptıran ve açtıran kişinin Yalçın Aksoy isminde bir BJK kongre üyesi olduğu öğrenildi. Kendisi Beşiktaşlı duruşundan söz ediyor. Lakin bu ifadeyi manasız tavırları ile sıradan bir söz öbeği haline getirenler gibi bir durum içerisinde. Bir Beşiktaşlı'nın bu gibi tavırlar içerisinde olması kabul edilemez. Kimsenin Beşiktaşlılığı sorgulanamaz gibi bir klişe var. Böyle Beşiktaşlı'nın ki sorgulanır.

2 Şubat 2012 Perşembe

Nerdesin Olm Sen?


Türlü olumsuzlukların aynı anda yaşandığı başka bir takım bilmiyorum ben. Olabilecek her türlü tatsız şeyin bir anda olduğu. Bu gece de o anlardan birisiydi. Zaten cepte sıkıntının alası var. Maç öncesi de, Fernandes'in 2 maç ceza aldığı haberi geldi. Maçın başlarında İsmail ve Hilbert sakatlanarak oyunu terkettiler. Kötü futbol, kötü hakem, üstüne skorda geri kalmak derken, Beşiktaş'ın kaptanlarından biri kırmızı kart gördü. Hem de ne kırmızı...

Quaresma, Beşiktaş formasıyla bugüne kadar 3 defa kırmızı kart gördü. Geçen sene, Şeref Bey'de Dinamo Kiev'e 1-4 yenildiğimiz maçın uzatma dakikalarında kasti harekette bulundu rakibine. Bu hareketi o dönem "kazanma hırsı" diye adlandırıldı. Kazanmak istediği için, takımını deplasmanda yalnız bıraktı. Tribünler, adını haykırarak içeri uğurlamayı tercih ettiler.

Bu sene, ligin ilk yarısında deplasmanda Bursaspor ile oynanan maçta, rakip 10 kişiyken, üstelik Beşiktaş 0-1 mağlupken kırmızı kart gördü. Trivela yapmaya çalışmıştı, yapamadı. Buna sinirlendi, rakibine kasti müdahalede bulundu. Rakip tribünlere, armasını öperek tepki gösterdi.

Bu gece... Haftalardır, sakatlık yüzünden formasından mahrum kalan Quaresma, Şeref Bey'deki ilk maçında yine rakibine sert ve kasti bir hareket yaparak, takımı eksik bıraktı. Takımı mağlupken, 2 arkadaşı sakatlanarak oyunu terketmişken ve hocası "tercih" değişikliğini, tek hakkını ondan yana kullanmışken.

Elbette oyuncu kırmızı kart görür, o adrenalin ile sahada yolunda gitmez her zaman hiçbir şey. Pozisyon icabıdır, hatasını telafi etmeye çalışırken daha da kötü hale getirir, çığırından çıkar vs. Ama bir oyuncu hep aynı kartı görüyorsa ve bunun kazanma hırsı ile alakası yok ise orada bir dur demek lazım, bu adam kaptansa 2 defa dur demek lazım.

Benim nazarımda ihanettir bu. Oynadığı kulübe, takım arkadaşlarına, taraftara, hocasına. Bunun özeleştirisini yapmayan oyuncunun da her şeyden önce kendine hayrı yoktur. Çok merak ediyorum, soyunma odasında acaba arkadaşlarından özür diledi mi? Kendinden büyükleri ya da yaşıtlarını geçtim, genç takım arkadaşlarının gözünde nasıl konumu? Bir Necip'i, Veli'yi nasıl ikna edersiniz bu gece için? Ne dersiniz de kabul eder bu hareketi? Takım arkadaşlarının kabul edemediğini ben nasıl edeyim?

Kiev maçında kart gördüğünde yeni gelmişti Beşiktaş'a. Ve o dönem "koçum benim" ile kotarılmıştı durum. Bursaspor maçı, kazanılmıştı. Üstelik arada husumet olan Bursaspor tribünlerine arma şov yapılmıştı. Bugün, mağlup olmasaydık ve cezalı olduğu maç F.Bahçe maçı olmasaydı, ses çıkarmayacak ciddi bir kesim vardı yine. Bunu da göz ardı etmeyelim. Quaresma'nın bu hal ve tavırlar içerisindeki en büyük sebeplerden biri de onlara bu denli fırsat veren bizleriz. Yoksa, "Olur mu öyle şey? Aynı kartları Edu, Necip, Veli, Holosko da görse sineye çekerdik" mi diyoruz?

Tüm dert bu mu? Olmadığını elbette biliyoruz. Zaten olanı, bu maçla ayyuka çıkanı irdeliyoruz sadece. Ne derdimiz Quaresma'yı asmak, ne linç etmek. İyi yönetilmeyen bir kulübün, iyi yönetilmeyen futbol şubesinin, takımının kaptanının da kendini bu çarka meze etmesini sindiremiyoruz. Birkaç sezondur yıldız futbolcuya tav olup, onların sergilediği lakayıt tavırlara ses çıkarmayan bizleri eleştiriyoruz.

Kulüpte en yeni kişi olan Carvalhal'in, en doğru şeyi söylemesi de ancak bizim Beşiktaş hikayemizde olurdu zaten. "Beşiktaş, her şeyden üstündür."

30 Ocak 2012 Pazartesi

Çocukluğumuzun Beşiktaş'ı




Böyle bir pankart açılması için Beşiktaş'ın İstanbul'dan en az 800km uzaklaşması gerekiyor. İstanbul'da stadımızda Q7, Ferro temalı pankartlar ana menüde, Küfüre karşıyız temalı pankartlarımız ise müessesenin hizmeti olarak tribünlerde yerini alıyor. Anadolu menüsü böyle işte. Ne düşünüyorsa o. Ellerine sağlık. Umarım stada sokabilirler.

Pankartla az çok uğraşmış biri olarak diyebilirim ki bu ve bunun gibi Y.D içerikli pankartları stada sokmak zordur ama imkansız değildir. Niyet önemli olan. Ama takım iyi gidiyor. Saboteyist tavırlar sergilemeyelim. Takıma dönüyoruz. Dön Dön Dön



27 Ocak 2012 Cuma

Çarşı Neden Demirören Söylemine Karşı Değil?


Sevgili Rıdvan Akar, bugün Forza Beşiktaş'a bir yazı asmış. Yukarıdaki başlık altında. Forza Beşiktaş'ı yönetenler, orada söz sahibi olanlar da bu yazıyı kaldırmayı uygun görmüşler. Mantıklı bir açıklaması olmadığı aşikar. Uzun zamandır sergiledikleri tavra, zihniyete yakışır davrandıkları da bir gerçek. Trabzonspor'un şampiyonluğu kutlayanlar ile Fenerbahçemiz diyenler birbirine ne de çok yakışıyor.

Sansüre kurban giden Rıdvan Akar'ın yazısı:

" Beşiktaş taraftarı olarak bizler kendimizi Çarşı olarak bilinen o büyük şemsiyenin altında hissederiz. Zira Çarşı pek çok konuda bizim adalet ve vicdanımızla örtüşen bir duruş sergilemiştir. Bunun son örneği Van için gösterilen duyarlılıktı.

Ancak saygınlık zor kazanılan ama çabuk kaybedilen bir haslettir.

Çarşı'nın Pluton'dan Etoo'ya, nükleer santralden Hasankeyf'e kadar pek çok konuda gösterdiği hassasiyeti kendi "varlık nedeni" ile yani Beşiktaş ile de göstermesini beklemek hakkımızdır.

Eğer sevdalısı olduğunuz kulubün başkanı Şike Soruşturması sürecinde Fenerbahçe'yi kurtarmayı kendisine görev edinmişse, eğer sevdalısı olduğunuz kulübün başkanı doğruları dile getiren -geçmişten beri dost olduğumuz- Altay Kulübünün başkanına "okur, haddini bil" demişse ve en beteri de sevdalısı olduğunuz kulübün başkanı "Fenerbahçemiz" sözcüğünü böylesine keyfiyet içinde kullanabiliyorsa, Çarşı'nın da bir tepki göstermesini beklemek hakkımızdır.

Aksi takdirde "Çarşı'nın neye karşı" olduğunu sorgulamaya başlarız ki o takdirde Çarşı'yı "Asi" yapan o A mahsun kalır....

Kusura bakmayın arkadaşlar, geçmişte çokça sorgulanan ve sizleri de çok rahatsız ettiğini bildiğim, "Çarşı - yönetim" iddialarını boşa çıkarmak içir tarihi bir fırsat elinizdedir. Bu fırsatı harcamamanızı tavsiye ederim.

En azından o Denizli maçında dayak yiyen Beşiktaşlılar için...isterim.

Benim duruşum ise şudur: Statta iki elimi havaya kaldırır ve çapraz sallarım:

YETER DEMİRÖREN
"

Teşekkürler Rıdvan Akar.

26 Ocak 2012 Perşembe

Beşiktaş Bizim!

30 yaşındayım. Hayatımın hiçbir döneminde Beşiktaş'tan, Beşiktaş'ın içinde bulunduğu durumdan utanmadım. Bunu uzun uzun anlatmak, satırlara dökmek gereği bile duymuyorum. Bu noktadan sonra yeni bir paragraf başlıyor benim için: YD'nin Beşiktaş başkanlığı dönemindeki konuşmalarından, tavırlarından, yaptıklarından utandım, utanıyorum. Benim gibi nice Beşiktaşlının, "Beşiktaşım" derken içi titrerken, Beşiktaş Başkanı'nın "F.Bahçemiz" demesini sindiremiyorum, mantıklı bir açıklamasını bulamıyorum.

Şike soruşturması boyunca izlediği omurgasız tavırdan utanıyorum. "Beşiktaş ahlakı" denilen kavramı yerle bir etmek için harcadığı çabadan, Beşiktaş'a yakışmayan hallerinden utanıyorum.

YD, Fenerbahçemiz desin. Galatasaray, şampiyon olsun desin. Artık Beşiktaş ile ilgili hiçbir şeyde yer almasın, Beşiktaşımız demesin. Çünkü Beşiktaş bizim!

25 Ocak 2012 Çarşamba

Carlos Carvalhal



Kötü ve çirkin bunca şey arasında, başımıza gelen en güzel şeysin Carlos Carvalhal! Oyuncusuna küfredenlerin, dedikodusunu yapanların olduğu bir ortamda, "bizden" sandıklarımızın "bizden" olmadığını öğrendiğimiz anlarda, gerçekten "bizden" biri olduğunu gösterdiği için sonsuz teşekkürler.