18 Ağustos 2009 Salı

Totem...Bölüm Bilmem Kaç...




Haberi görünce gülümsedim. Geçen senenin sağlam totemlerindendi. Bütün hafta beklerdik bu sefer kimin doğum günü diye. Ya da biri toplu yemek versin... Ses soluk çıkmayınca takıma köfte ısmarlama planlarımız dahi vardı:) Askapuska paşam tatilde, bu kez asli görevi ben üstlendim. Hakan'ın doğum günü imiş, geçen senenin izlerine bakarsak Gençler maçını almamız lazım. Olmazsa bu totem de anı rafında kendine yer beğenir.

Fotolarda Rıdvan, Necip ve İsmail pek mutlu. Aman nazar değmesin, alışmışlar ortama. Korcan her zaman ki mesafe ve ciddiyetinde.

Deli İbo'ya ekstra paragraf açılır. Laaayn dikkatli kes, hocanın parmağını kesicen ifadesi seyre değer.

1, 2, 3... Tıp






Tatsız günler yaşıyorum. Bu günler yüzünden ciddi odaklanma sorunu yaşıyorum. Hiçbir konuya tam anlamıyla odaklanamıyorum. Yaptığım işten randıman alınmıyor, dinlemeye koyulduğum şeyi dinleyemiyor, seyre dalamıyorum.

Seyircisiz Beşiktaş bunun tuzu, biberi oldu. Oflar arasında bitti. Maça dair denecek çok şey var ama. Yaşanan mevcut kareleri izleyip, tebessüm etmek işime geliyor. Bu bana iyi geliyor.

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Sevdaya Yasak Koyanın

Dünyada yeri olmaz.


Boş tribünlerde pankartlar yerini aldı.



15 Ağustos 2009 Cumartesi

Haber1903 ve Medyaspor Karşılaştırması


Haber 1903'ün mottosu Beşiktaş'ın kalbi'dir.
Medyaspor'un Tek Düşüncemiz Spor'dur.

Haber 1903 sadece Beşiktaş'la ilgili haber yapar.
Medyaspor tüm spor takımları ve dalları ile ilgili haber yapar.

Haber 1903'ün içinde kongre üyeleri fazlaca mevcuttur.
Medyaspor'da Tuğrul Yenidoğan faktörü vardır.

Haber 1903 kulüple ve başkanla iletişim halindedir.
Medyaspor kulübe yakın kaynaklardan haberler yapar.

Haber1903 transfer döneminde popüler olmuştur.
Medyaspor Stad ve Fulya konularıyla.

Haber1903 fazla fotoğraf kullanmaz, kullandıkları ise genelde gözükmez, özellikle firefox kullanoyorsanız.
Medyaspor resim ve video yayınlamayı çok sever. Özellikle futbolcu eşlerinin açıklarını yakalamasınlar.

Medyaspor ya da Tuğrul yenidoğan Denizli'yi sevmez.
Haber 1903 ise hocaya sürekli mesajlar yollar ve saygı duyarlar.

Medyaspor ve Haber1903 medyaya kolpa yakıştırması yapmalarına rağmen zaman zaman medyadan alıntılar yaparlar.

Medyaspor'un gölge hakem ve korhan kaldırım gibi sanal karakterleri vardır.
Haber 1903 de ise yorumlara cevap yazan bir ya da birkaç admin vardır.

Medyaspor'da en bilinen beşiktaşlı Tuğrul Yenidoğan'dır.Tuğrul Yenidoğan 100.yıl Belgeselini hazırladığı için olsa gerek Beşiktaşla ilgili bolca arşive sahiptir.
Haber1903 de yazar olarak oyuncu Itır Esen ve Haluk Kesim vardır.

Medyaspor'da haberlere yorum yapamazsınız.
Haber1903'de haberlere çok sayıda yorum gelmektedir. Hatta bu ilgiden dolayı forum bile açmışlardır.

Medyaspor Beşiktaş yönetimini karalayıcı ya da lekeleyici bir haber buldu mu balıklama üzerine atlar.
Haber 1903 başkanına kötü söz sarf etmez. Transfer konusunda ricada bile bulunurlar.

Medyaspor taraftarı özellikle de Çarşı'yı hiç sevmez.
Haber 1903 taraftara mesafeli yaklaşır.

Bu iki sitenin sürekli okunması sinirlere zararlıdır.

14 Ağustos 2009 Cuma

Bobo Giderken



Bobo'nun transferi gerçekleşmesi durumunda Fransa ligini yayınlayan Kanal A ile oldukça haşır neşir olacağız bu sene. Kafası rahat bir Bobo'nun neler yapabileceğini göreceğiz.

Bobo neden gitmek istiyor konusunda düşünme gereği duymayıp, Bobo gitmek istiyorsa gitsin diye kestirip atmak hakim olan görüş. Herkes malüm buçuklu 10 numarayı bekliyor. Transferin gerçekleşmesi halinde bobo sessiz sakince havalimanından Fransa yolunu tutarken, gerçekleşmesi muhtemel 10,5 transferinde izdiham yaşanacak havalimanında. Yeni gelecek transfer ile birlikte Beşiktaş'ta yıllık ücreti 2m Euro üstü oyuncu sayısı +1 olacak.

Nihat
Delgado
Nobre
Ferrari
Ernst
10,5 numero

İçten içe ya da açıkça yaşanacak olan takım içindeki huzursuzlukların sebebide bu ücret dağılımı olacaktır. Ferrari 2,5 milyon Euro alırkan Sivok üçte biri fiyata olan 800.00 euro oynamayı hazmedememekte pek tabi ki haklıdır. Eğer gerçekleşirse ve Batuhan kadroda yer bulursa 500.000 euro'dur alacağı maksimum ücret. Nobre ise 5 katı fiyata oynayacaktır. Tello ise gösterdiği performans geçen sene gibi olursa takımdaki yabancılar arasında en az kazanan oyunculardan biri olmayı kesinlikle haketmeyecektir.

Hal böyleyken Beşiktaş taraftarının rakip takımların flaş ya da flaş diye lanse edilen transferlerine göre Beşiktaş'a yıldız oyuncu beklentisi ile takım sınıf atlamayacaktır. Takım içindeki huzuru sağlamak Yönetim ve Denizli'den geçer. Yıllık ücretlerde denge sağlanmadıkça az kazanan yabancı oyuncuların huzursuz olması ve önümüzdeki sene belki de sezon ortasında gitmek istemeleri oldukça doğaldır. Ancak bu dakikadan sonra bu dengenin sağlanması çok zor. Ne az alan oyunculara 2m civarı ücret ödenebilir ne de yüksek olanların maaşları 1,5 m Euroya çekilebilir.

Yıllık ücretlerin bu denli yüksek olması kulübün borcunu arttıracak bu da doğal olarak Demirören'e olan borcun artmasını sağlayacak. Ya da Beşiktaş her sene ligde şampiyon olacak ve kazandığı paraları olduğu gibi futbolculara ödeyecek. Kesin olan birşey varsa o da bu yıllık ücret konusunda ki savurganlık yüzünden futbolda başarı çıtasını yükseltmemiz garanti olmamasına rağmen borç ve spekülasyon alıp başını yürüyecek. Şenollar Birollar gider Yusuflar Şanlılar gelirin yerini Bilgililer, Demirörenler gider Mansimovlar gelir alacak. Yetiş ya Muhammed Demirci değil Yetiş ya Mansimov süsleyecek gazetelerde Beşiktaş haberlerini.

Bobo'nun gidişinden böyle bir tahlile ulaşmak biraz fantastik gelebilir. Ama bu uzun zamandır düşündüğüm - konuştuğumuz bir konudur. Takımda 1 ya da 2 üst düzey oyuncu alıp bunların 2 m Euro alması hoş karşılanabilir. Ama bu sayı artık 6'ya ulaşmak üzere. Bobo'nun gidişi sadece manevi olarak rahatsız edici değil. Bobo ile birlikte takımdaşlık ruhu biraz daha çökecek. Pek tabi ki takım içindeki arkadaşları neden gitmek istediğini biliyor. Ücretlerine zam istemeleri halinde bu şekilde satışa sunulacaklarınıda farkedecekler. Bobo gitmese bile yıllık ücret konusu her daim önümüzde durmalı. Başarısız sonuçlarda medya tarafından bolca işleneceğide aşikar.

Bobo eğer giderse şöyle en az 10-15 kişi toplanıp havalimanından uğurlamak isterim açıkçası.


foto ; Bobo Şampiyonluk kutlamaları için kızı Julia ve eşiyle birlikte Kulüp binasına gelirken.

11 Ağustos 2009 Salı

Aykut Oray

Beşiktaşlı güzel bir abimizi daha yitirdik.




Daha 1 ay önce Gemlik'te Şampiyonluk kutlamasında Kör Tuğrul'la birlikte.

''CHP'liyim ve mezara kadar Beşiktaşlıyım. Beni sevenler böyle sever ya da sevmez''
Aykut Oray

7 Ağustos 2009 Cuma

İlk Haftanın Günahı Olmaz


Sıcaklardandır, yeni transferlerin takıma tam olarak adapte olamaması ya da zulumpiyat stadı diyelim. İlk haftadan kaybedilen puanı lig sonunda aramayız.

Maçın ancak 2. yarısını izleyebildim. Yeni transfer Ferrari sorunsuz gibi gözükse de fazla sorumluluk almaması bunda en önemli etkendir. Sivok ise fazlaca ileriye çıktığı için zaman zaman hatalar yapmadı değil. Erhan sağ bek için çok iyi bir yedek oyuncu olabilir ama ilk 11 in değişilmez ismi hiçbir zaman olamaz gibi. İsmail ise önündeki oyuncunun performansına göre daha etkili olacaktır. Holosko'yu izleyemedim ama biliyorum ki maçın son dakikalarında çok daha etkili bir adam olacaktı. Neden erkenden oyundan alındı bilmiyorum. Nihat için ise 4-5 hafta beklememiz kaçınılmaz. Bobonun soldaki performansı son 2 maça baktığımız zaman göz kamaştırıcı değil ama ısrarcı olunursa ne yönde değişimler olur bilemeyiz.

İlle de 10 numara olsun, 10 numara yetmez buçuğuda olsun mantığını Denizli soktu taraftarın kafasına.
Demirören ve yönetimde bunu destekler açıklamalar yaptı.
Şu anda her başarısız sonuçta taraftar ve medya 10 numara eksikliğine bağlayacak bu durumu.
Sonuç itibariyle bu kozu Denizli ve yönetim vermiştir taraftarın eline.
Ben Delgado'yu her türlü beklemeden yanayım.

Mardinden izlenimlerim şimdilik bu kadar.
Ayrıca Özledim ulan Beşiktaşı. Tv karşısında o beğenmediğim stada bakarak '' şimdi istanbulda olmak vardı'' diyerek avuttuk kendimizi.
Beşiktaşımın totemi ben istanbula gelmeden galip gelmemek değildir umarım. Çünkü hala ne zaman döneceğim belli değil.

Sağlıcakla

6 Ağustos 2009 Perşembe

Batuhan Karadeniz


Batuhan'ın Antep'le anlaşamayıp, takıma geri döndüğü haberi çıktığından beri haberleri yokluyorum sürekli. Mustafa Denizli, Batuhan'ın takımda kalmasına onay verdi şeklindeki haberin geleceği anı hayal ediyorum.

Bütün bunlar olup biterken, etrafta bolca Batuhan aleyhinde yazılar okumak da mümkün. Karaktersizliği, ahlaksızlığı, kafasızlığı, cacık olmayacağı...Böyle geniş bir yelpaze işte!!

Evet Batuhan sorunlu bir genç görünümü çiziyor şu an. Yaptığı, söylediği her şey aykırı duruyor çoğu zaman. Basının istediği malzeme bolca var Batuhan'da. Ve yaptığı ufak bir şey bile dallanıp, budaklandırılabiliyor. Batuhan'ın etrafında doğru adamlar olmadığı için de gündemden hiç düşmüyor.

Kim bu doğru olmayan adamlar? Ya da nasıl adamlar olmalı etrafında?

Batuhan, birkaç sezon önce ligin başlarında, Antep'e deplasmanda (son dakikalarda) gol atarak Beşiktaş'a 3 puanı getirmişti. Bu 3 puan sonrası Yıldırım Demirören, Batuhan'a ev satın alarak oyuncusunu ödüllendirmişti. Açıkcası böyle bir hamleden sonra Batuhan'ın tavırlarında değişim olmasını yadırgamıyorum ben. Takımın genç oyuncusu 3 puanı getirdi diye ev almak nasıl bir ödül şeklidir? Oyuncuyu motive mi eder? Yoksa erkenden oldum havasına bürünmesine mi yardımcı olur? O hamleye karşılık "kral yapmayacaksın, kral olacaksın" cümlesi yakışır. ( Tabi bu haber de doğru ise)

Yanlış adamlardan bir diğeri Sinan Engin. Sinan Engin'i manevi baba, abi gören futbolcu ya da futbolcuların hangisinden başarı beklenir? Kılavuzu karga olanın diye bir atasözü var, duruma epey uyan.

Beşiktaş'ta gelenek, maneviyat, ahlak, erdem kavramlarının anlamlarını bilmeyenlerin el attığı her şey kuruyor. Ve ne yazık ki Batuhan da bu kurumaya dair hızla ilerliyor. Bu durumdan kurtulması için de tek umudum, aralarının bozuk olduğu iddia edilen Mustafa Denizli. ( Ah Tigana, ah...)Denizli, geçen sene hocalık anlamında doyurucu işler yapmamıştır bana göre. Ancak Beşiktaş'a iç huzuru getirdiği gerçeği de yadsınamaz. Uzun zamandır takımda olmayan arkadaşlığı üst boyutlara getirmiş, takım içindeki sıkıntıları asgariye indirmiş ve yönetimin çenesini kapatmayı başarmıştır. Bu da bizi şampiyonluğa taşıyan temel birkaç noktadan biri.

Bu huzur ortamında Batuhan'ın kendine yer bulması sağlanırsa Beşiktaş'ın ileri ucunda özkaynaktan birini görmemiz an meselesi.

Bütün bunların dışında adamın bir de büyük yeteneği var. İlk konuşulması gerekeni sonra söylüyoruz. Bugüne kadar oynamış olduğu tüm yaş grupları içerisinde ses getirmiş bir adam. Süper lige dair ilk tecrübesinde 14 maçta 8 gol atabilme başarısını gösterebilmiş bir adam. ( Forvetlerimiz ligde kaç gol attı geçen sene??) Nobre'ye milyonları saçtığımız yerde, şans bulmayı sonuna kadar hakeden bir adam.

Solda İsmail, sağda Rıdvan, ön liberoda Necip, ileride Batuhan..Bir nevi devrim.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Ah Sivok, Ah...


Beklediğimden daha güzel bir maç oldu. Her 2 tarafta net pozisyonlar elde etti. Geçen seneye göre orta alanımız daha iyi olacak, gözüken o. Fink'in gelişi başlı başına orta sahayı değiştirmiş gözüküyor. Ernst ile beraber gayet uyumlular.

Yusuf için sanırım çoğu kişi keşke biraz daha genç olsa diyordur. Yusuf'dan verim alabileceğimiz dakikalar ortada. Bu dakikalar içerisinde ne kadar katkı sağlarsa o kadar iyi. Keza direkten dönen topu gol olsa başka bir sonuçtan söz edebilirdik şu an.

Tello'yu verimsiz gördüm, oyuna ağırlığını koyduğu zamanlardaki gibi değildi.

Hücumda da yetersiz görüntü içerisindeyiz. Son 3 maçımızda da gol atamamak bunun en büyük kanıtı. Denizli'nin ısrarla istediği 10.5 bu maçta eksikliğini göstermiştir.

Keyifsiz bir halde yazılan bu satırların son paragrafı Sivok'a. Kötü bir hata yaptı, kendinin ve tüm takımın moralinin bozulmasına sebep oldu. Umuyorum ki ligin başlamasına bir hafta kalmışken çabuk sıyrılır bu durumdan. Eksik, kötü, yetersiz olan bu yazı için affola.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Mardin Kapı Şen Olur


Marmara bir süredir iş için Mardin'de. Adam bu kadar uzakta olunca değişti tüm psikolojisi. Gün içinde attığı mesajlar, yaptığımız telefon konuşmaları... Sanırsın ki dönmeyecek bir daha oradan, Beşiktaş'a hep uzaktan bakacak:)

Paşam şöyle bir mesaj atmış: " Vaktiyle Seni Uzaktan Sevmek diye bir yazı yazmıştın, sen gel de uzak gör".

Hayatımız uzakta geçiyor, bizimkisi bir süre daha orada kalacak diye bunalımda. İş ciddiye binse, bu kış burdasın Marmara deseler, işi bırakır döner İstanbul'a.

Neyse ki kupa maçını izleyebilecek. Ligin ilk maçında yok, sonrasında kaç hafta kaçıracak belli değil.

5. haftayı kaçırırsa müthiş bir bunalıma sürüklenir:)

Şarap isterük...