7 Mart 2009 Cumartesi

Matematik


Oyna, golü at, sonra rakibe bolca izin ver alanda..Üstümüze yapışacak bu oyun kimliği. Trabzonspor maçından beri takım çok istekli maçı kazanmak adına. Oyuncuların tavırlarından bunu anlamak mümkün. Oyunun başında taça çıkan topa bile ani müdaheleleri, gollerde yaşadıkları sevinç. Bu da bizler adına hem olumlu hem de hoş noktalar.

Bugün maçın ne yazık ki sadece ilk yarısını izleyebildim. Olağanüstü bir tribün; ona eşlik eden , 20 dakikada her şeyi yapan ve keyif veren Beşiktaş. Birçoğumuz da acaba fark mı geliyor dedik? Haliyle bünye pek alışık değil bizim. Beşiktaşımız da sağolsun şaşırtmadı. Yediğimiz garip bir gol sonrasında başladık yine hem strese hem de rakibe bol pozisyon vermeye.

İşte bunlar da olumsuz noktalar. Rakip karşısında 2 farkla bile üstünken oyunun hakimiyetini birden yitirebiliyoruz. Bunun sonuçları da ağır olabiliyor. Neyse ki bu akşam sonuç anlamında olumsuz bir şey olmadı. Ama olmayacağı anlamına da gelmez. Kısa vadede bu sorunu ortadan kaldırmalıyız.

Maçın ikinci yarısı daha çok strese sokmuş. İzleyemediğim için yorum yapamıyorum. Cep telefonuma gelen mesajlar ile yetinmek durumundaydım. Her gelen mesajda yedik mi acaba korkusu? Sonrasında gooooool Bobo diye bir mesaj. Kalabalığın içinde kimselerin anlamadığı bir gülümseme. Bitsin artık diye bekleyiş ve Hacettepe'nin ikinci golü. Sonrasında hakemin eklediği +5 dakikalık uzatma. Ömrümden giden -5 yıl...Kafamda bir matematik işlemi; ekle,çıkar...Beşiktaş genç yaşta öldüreceksin beni, feda olsun...

Kaptanın kaptan gibi oynamaması çok ağırıma gidiyordu her daim. Şimdi biraz da olsa kıpırdanması...Fotoğraf Marmara'ya ithafen...

4 yorum:

Adsız dedi ki...

sadece gol bobo diye mi geldi mesaj
:))

Şairler Parkı dedi ki...

Ahahah Taksim'in attığı mesajdı o. Seninkini yazmadım, yazamadım Sayın Adsız:)))

Ege

Adsız dedi ki...

:)) mesajlarım dikkate alınmıyor mu yoksa söylediklerim mi yalandı acıklama bekliyorum :))

bir dostt :))

Sezen dedi ki...

deneme :)