11 Kasım 2009 Çarşamba

Beşiktaşım Benim...#7 (2004-2005 sezonu)







2004-2005 sezonu

Yıldırım Demirören'in başkan olduğu ilk sezon. 10 küsur saçma sapan transferle aslında ipucunu verdiği sezon.

Aynı zamanda Del Bosque'nin geldiği; ama kasap deyip, yolladığımız sezon.

Stat yenilendiği için ilk 5 maçı dışarda oynamıştık. İlk maç Malatya deplasmanı, 90. dk'da Ali Güneş atmıştı da beraberliği kurtarmıştık. Gol gözümün önünde adeta şu an. İkinci maç Gençlerbirliği deplasmanı, 1-1 bitmişti. Ama golü kim attı, nasıl oynadık hiçbir şey anımsamıyorum.

3. hafta offf Denizlispor maçı. 3-1'lik mağlubiyet. 90 dakika boyunca Veysel ile gol beklemek, çileye bak.

4.hafta Antep maçı. Uzun süre zihnimden çıkmayan maçlardan biridir. Kocaeli'nde oynamıştık. Bu maçı niye Kocaeli'nde oynadık hatırlamıyorum. İlk 5 maçı dışarda oynama sebebimizi stat yenileniyor diye anımsıyorum, yoksa bir maç da ceza mı vardı? Her neyse 4-3'lük yenilgiyi unutmadım işte. İlk yarı berbat bir futbol, ikinci yarı da bir süre aynı berbatlık. 4-0 olmuş skor, nefes almak güçleşmiş, nasıl bir çaresizlik duygusu. Sonra deliren Beşiktaş taraftarı itiyor takımı, peşpeşe gelen 3 gol. Bir 10 dakika daha olsa maç dönecek herkes biliyor. Okan Buruk, nasıl kaçırmıştı o golü öyle?

5. hafta Sakarya deplasmanı. Nihayet kazandığımız maç . 4-1...Carew 2 tane penaltı atmıştı.

6. hafta Galataray maçı. Şeref Bey'e kavuştuğumuz maç. Günübirlik gelmiştim İstanbul'a. Maç sabahı indim, maçtan sonra geri döneceğim. Hayatımda başka ne için böyle bir yorgunluğu çekerim bilmiyorum. Kolay kolay çekmem sanırım.

İnanılmaz bir kalabalık. Tüm tribünlerde anormal bir doluluk vardı. Yeni açıktaydım ve insanlar resmen üstüste idi. Gol olsa nasıl olurdu diye düşünüyorduk, bu yüzden de gol olmadı sanırım. Hakan Şükür, penaltıyı kaçırdı. Bizimkilerin zaten atmaya niyeti yoktu. Sonra ben paşa paşa 12 saatlik yolu çektim.

Ali Güneş, Berkant, Fatih Sonkaya, Juanfran, Tayfun, Okan Buruk, Sinan Kaloğlu, Veysel Cihan..Bu oyuncuların da yer aldığı Beşiktaş'tan bir umutla güzel şeyler bekledim ben yine. Pişman mıyım? Asla..Çünkü aynı umut hep var. Söz konusu Beşiktaş ise var.

Sonra peşpeşe Ankaraspor ve Trabzonspor yenilgisi. İçeride alınan farklı Diyarbakır galibiyeti. Bir ileri, iki geri... Kaybedilen Konya kupa maçı sonrası Bosque'ye güle güle, Rıza'ya hoş geldin.

Berbat geçen sezonda alınacak F.Bahçe mağlubiyeti belki Demirören'in ipini çekecekti. Biz gittik, kalecisiz yendik geldik. Efsane diye adlandırdığımız bu maç belki de yerini o dönem için sağlamlaştırdı Demirören'in. Hep takılmıştır kafama bu.

Ha bir de Bosque ile anlaştığımız haberini duyduğumda kanepeden düşmüştüm ben. Mübalağa yapmıyorum, hakikaten düşmüştüm.

*Fotolar Gs maçından

6 yorum:

Ömer dedi ki...

Fenerbahce'yi yendikten 3 gun sonra A.Bilbao'yu da yenmistik Inonu'de. Bilbao'dan sonra Konya deplasmaninda da erken golle one gecmistik. Tam her sey yoluna giriyor diye dusunurken 5 dakikada 2 penalti calinmisti aleyhimize ve 2-1 yenip duruma dusmustuk. Sonra son dakikada yine bir beraberlik koparmistik.

Bir de Carew'in Sakarya'daki penaltilarini hatirliyorum net olarak. Bazuka gibi kalecinin uzerine dogru vurmustu ikisini de.

37927 dedi ki...

* Del Bosque olayını hala sindiremem. Bu adam kalsaydı eğer, şu an belki de hayallerimizin ötesinde bir durumda olacaktık. Hala sinirleniyorum.

* VDB ile çıktığımız lig maçları
MALATYASPOR 1-1 BEŞİKTAŞ A.Ş.
GENÇLERBİRLİĞİ 1-1 BEŞİKTAŞ A.Ş.
DENİZLİSPOR 3-1 BEŞİKTAŞ A.Ş.
BEŞİKTAŞ A.Ş. 3-4 GAZİANTEPSPOR
SAKARYASPOR A.Ş.1-4 BEŞİKTAŞ A.Ş.
BEŞİKTAŞ A.Ş. 0-0 GALATASARAY A.Ş.
BEŞİKTAŞ A.Ş. 2-3 ANKARASPOR A.Ş.
TRABZONSPOR A.Ş.1-0 BEŞİKTAŞ A.Ş.
BEŞİKTAŞ A.Ş. 4-0 DİYARBAKIRSPOR
MKE ANKARAGÜCÜ 1-4 BEŞİKTAŞ A.Ş.
BEŞİKTAŞ A.Ş. 2-1 FENERBAHÇE
KONYASPOR 2-2 BEŞİKTAŞ A.Ş.
BEŞİKTAŞ A.Ş. 2-2 ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
SAMSUNSPOR 2-4 BEŞİKTAŞ A.Ş
BEŞİKTAŞ A.Ş. 2-1 İSTANBULSPOR A.Ş.
KAYSERİSPOR 1-2 BEŞİKTAŞ A.Ş.
BEŞİKTAŞ A.Ş. 6-1 A.SEBATSPOR

* Toplamda 8 galibiyet, 5 beraberlik, 4 mağlubiyet. 29 puanımız var, 40 gol atmışız, 25 gol yemişiz ve 5. sıradayız.

* Şimdi ilk yarıyı 2'ye bölelim: Trabzon maçına kadar olan 1.dönem, sonrası 2. dönem.

1. dönem: 8 maçta 1 galibiyet, 3 beraberlik, 4 mağlubiyet. 6 puanımız var, 12 gol atmışız, 14 gol yemişiz ve 14. sıradayız.

2.dönem: 9 maçta 7 galibiyet, 2 beraberlik. Yani son 9 maçta mağlubiyetimiz yok, 23 puan toplamışız, 28 gol atıp, kalemizde 11 gol görmüşüz.

* Bunlar işin istatistik boyutu. İşin teknik kısmına bakacak olursak eğer, yıllarca 3-5-2 oynayan bir takım kabuk değiştiriyor ve klasik 4-4-2 sistemine geçiyor. VDB bu riski kendi kurmadığı (bir tek Juanfran ve Carew transferleri) ve tanımadığı bir kadro ile alıyordu. Beşiktaş'ın başına sistem değişikliği yaşayan bir takımın başına gelebilecekler geldi, ama bir çoğumuz anlayamadık...

* O dönemle ilgili aklımda kalan görüntüler var:
-Ankaraspora yenildiğimiz maçta şuursuzca Del Bosqueye istifa tezahüratları,
-Bilbao maçındaki oyunumuz,
-Casillası görüyorum dediği Ramazan'ın milli takıma kadar yükselmesi,
-İbrahim Akın'ın Beşiktaş dönemindeki en parlak oyunu,
-Feneri yendiğimiz maçta Fatih Sonkaya'nın Ümit Özat'a karşı yaptığı bindirmeleri, Carew ve Mustafa Doğan'ın golleri, Carew'in Hoojdonk'u çıldırtması,
-Basın toplantılarında VDB'nin bir defa bile hakemler hakkında konuşmaması ve her konuşmasında dersler vermesi.

* Bence VDB futbolun filozofu bir adam ve kalsaydı eğer bizim açımızdan çok şey değişecekti...

Abdullah dedi ki...

antep kabul etmemişti evinde oynamayı, bizimkilerde izmit i seçmişti..

ayrıca gs maçında 90. dakikada önce ronaldo, sonra toraman'ın altıpasta ıskaladığı topu unutamam...

Şairler Parkı dedi ki...

@37927

Del Bosqueciydim bende. Çok erken yolladık hocayı, bir şeyler yapabilmesi için fırsat vermedik. Demirören ve yönetimi başkanlıkla beraber saçma sapan transferler yapmıştı.

Sadece Carew, Juanfan ve Tayfun'u almıştı Bosque. Ve ihale üzerine itinayla bırakıldı.

Yıllarca Madrid altyapısında görev almış sonra da A takıma başarılar kazandırmış bir hocayı elimizin tersiyle ittik. Madrid dışına çıkmamış ki adım nihahaha ifadeleri ile eleştirildi.

Kalsa idi neler yapardık bilmiyorum. Ama altyapıya önem verip, bizi çok daha kişilikli bir takım haline getirirdi eminim.

Ege

Gökhan dedi ki...

Del Bosque benim de en beğendiğim teknik direktördü,Lucescu bile 2.sırada benim için.
Bir de yarım sezonda attığımız 40 gol var ki o dönemden sonra artan ve bu sene iyice tavan yapan gol kısırlığı problemiyle karşı karşıya gelmemizi engelleyecek bir adam olurdu Del Bosque.
Bir de adam ortasaha diye Toraman'ı,A.Yıldırım'ı falan oynatmak zorunda kalmıştı,7 stoper-4 sağbek falan olan kadroda bir tane adam gibi önlibero yoktu.

ismail dedi ki...

1.maç Ömer Erdoğan maçı nasıl faulsuz tamamlar? 2.maç Uğur Boral yumruk atar kırmızı kart görmez Ahmet Yıldırım taça çıkan topa 2 defa vurur (bu kural bi daha uygulanmadı) kımızı kart görür,3. hafta sadece Timuçi balı ama bizde Veysel atamaz ooooooooooooooooof of